Bir düşüncenin izinde

Ne okumak istersiniz?

Kapatmak için Esc tuşunu kullanabilirsiniz.

İnsanlık Halleri / 8

Bu sabah saat 09: 00 sularında sırtımda spor çantasi ile yürüdüğüm parkın önünden geçerken sırtları bana doğru ayakta olan liseli iki erkek öğrenci ile karşılaştım.

Sağ yanda liseli üç kız, sol yanda ise yine liseli iki kız öğrenci bankta oturuyorlardı.

Yaklaşırken erkek öğrencinin tam aralarında durdum. İkisi de bana doğru döndü. Göz göze geldik, yüzlerine bakarak önce gülümsedim. Onlarda gülümsediler. Sonra sağ taraftaki öğrencinin sağ elimle göbek bölgesini yukardan aşağı elimin tersi ile sıvazladım.

– Belin çok ince kalmış, dedim.

– Sporcuyum abi, dedi.

– Sol yanımdaki de:

– Bende sporcuyum, abi.

– Hangi sporu yapıyorsunuz?

Sağımdaki:

– Ben kikboks yapıyorum,

Solumdaki:

– Bende futbol oynuyorum.

Bankta oturan kızlara baktım, hepsi sigara içiyordu. Günaydın dedim.

– Kızlar sıgara içiyor, siz?

– Biz içmiyoruz.

– Peki ilerde içer misiniz?

Her iki erkek öğrenci de, içmeyeceklerine dair kesin ifadelerde bulundular.

Ama hem kız hem de erkek öğrencilerin eğitime ve geleceğe dair çok bir umutları ve heyecanları yoktu.

Sağlık ve güzellikler dileyerek ilerledim.

Herkeste olduğu gibi, öğrencilerde de yaşama dair genel bir umutsuzluk hakim. İnsanların hiç enerjileri ve yaşam sevinçleri yok. Gelecek belirsiz, bakışlar ve yaşam coşkuları sönük.

xxx

Spor salonunda otuz yaşlarında, griye çalan, beli lastikli hoş bir eşofmanla göğüs çalışan genç bir adama doğru ilerledim.

– Bak emeğinin karşılığını alıyorsun, dedim.

– Önceden profesyonel boksordum. Ringte çok sert bir boksora denk geldim. Sol elimin serçe parmağı kırıldı, ondan sonra boksorluğu bıraktım, dedi.

– Peki nasıl oldu?

– Elimi iyi sarmamışım, vura vura o esnada parmağımı kırmışım, farkına bile varmadım. Orta yerden, eklemden kırılmış, ameliyat oldum. Doktor iyileşir ama önceki gibi olmaz, kırık doğru tutsa da eğri kalır, dedi. Bak işte yarıdan tırnağıma kadarını hissetmiyorum. Sinirler işlev görmüyor. Elini ve parmaklarını gösterdi. Serçe parmağı biraz bükük duruyordu.

– Mesleğini sordum.

– Elektrik, Elekronik Mühendisiyim. Bir tekstil firmasında çalışıyorum. Kırkbeşbin tl. veriyorlar, dedi.

Boş zamanlarımda buraya geliyorum. Maaşım biraz az, Birimimin yöneticisiyim. Önümüzdeki yıl duruma bakacağım dedi. Sağlık ve başarı dileyerek, karşılıklı memnuniyet duyguları ile ayrıldık.

×××

Zemin katta soyunma dolapların bulunduğu bölümde dolaptan eşyalarımı alırken, önüme genç bir adam daha çıktı. Esmer renkli, saçları simsiyah, ince narin yapılı biri.

– Merhaba dedim, genç adama.

– Yaşını sordum, 16 dedi.

Duş için hazırlık yaparken ilgilendim bu arada. Futbol oynarken ayağı kırıldıktan sonra bu salona yazılmış. Futbolu çok sevmesine rağmen ayağının kırılması, bir de kulüplerde ilerleme şansının başka etkenlere bağlı olması sonucu, kopmuş.

Babamın dükkanında arada satış yapıyorum, birde finansla uğraşıyorum, dedi.

Akıllı bir genç, pişerek hazırlanıyor hayata.

Kardeşi de futbolu çok seviyormuş.

Umutluydu yarına…

Facebook’ta paylaş (yeni sekmede açılır)Yazıyı sevdiklerinizle paylaşın.

Bu tarayıcıda hatırlanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir