Keres’te Orman İşletme Müdürlüğüm sırasında, bir süre başta ilçe kaymakamı olmak üzere daire amirlerini ekoturzm adı altında doğa yürüyüşlerine çıkarırdım.
2013 yılında dağların en yüksek zirvesinde bir kayalıkta mola verirdik.
Dağların zirvesinde, bakınca uzaklara İnegöl’un eşsiz güzellikteki kayın ormanlari görülüyordu.
Sonbaharda altın sarısı gibi gazele dönmüş, kızıllaşmiş renkleriyle muhteşem yapraklı kayın ağaçları. Arasında heybetli yapısı ile karaçamlar görülürdü. Nasıl da harika bir manzaraydı. En iyi ressamin en guzel tuvalı gibiydi.
Yüksek bir tepede, yaslanırdık kayaliklara.
Kaymakam Sayın Abdül Kadir Duran bu duygu içinde aldı eline kalemi:
” Kim bu şişeyi bula, gelip kaymakamın elinden hediyesini ala” diye bir kağıda not yazarak boş pet şişesinin içine attı.
Bu şişeyi de kayalıkların arasına iyice sakladı. Rüzgarda uçmasın, kolay bulunmasın dedi.
Bu tarihten sonra yedi yıl daha kaldım ilçede.
Benim zamanımda henüz o şişe bulunmamıştı.
Ekoturizm amaçlı yürüyüşlerin ayrı bir güzelliği vardı. Zirveler seçilir, ayak basılmamış yerler görülürdü.
2500 rakıma doğru çıkılır, çok seyrek olsa da sürü otlatan çobana denk gelinirdi. Onlarla küçük sohbetler yapılırdı.
Kırsalda yaşamın bir fotoğrafı belleğe duygu yüklü düşerdi, belleğin içinde hep renkli kalırdı silinmezcesine…
Ahh Halil İbrahim Akman. Sen ne güzel adamdın öyle.
Omuzunda tüfeğin, elinde bir kap ayranınla çıkardın yürüyüş yolumuza.
Dağların zirvesinde bir çeşme başında, gelip bulurdun bizi, gülümseyen gözlerinle…
Ikram ederdin o güzel ayranını yürüyüş kafilesine…
13.07.2023
Özgen Dursun