Sokrates’le Spinoza arasında yaklaşık 20 asır var. Yani 2000 yıl geçmiş aradan. Insan aklı yanılgılarla dolu olsa da bu iki büyük düşünürün aşağıda ki konulardaki yaklaşımları çok benzer. Keşke yazı alınti olmasa. Kimin elinden çıktı böyle akıllı güzel bir yazı. Bizde teşekkķür etsek kendisine. Bu durumda paylaşana gitsin içtenlikli teşekkürler. Yeniden yeniden okumak lazım bu yazıyı, düşünerek, düşündürerek…Teşekkürler…ÖD.
****
Eşek Tekme Atınca Akıllı Adam Sessiz Kalır.
Sokrates bir zamanlar şöyle demiş:
“Bir eşek beni tekmelese… Gerçekten şikayetçi olacak mıyım?”
Bu basit cümleyle hayatın en güçlü derslerinden birini veriyordu.
Mesele her tartışmayı kazanmak değil,
ne de öğrenmek istemeyenlere üstünlüğünü kanıtlamaktır.
Tüm mesele, enerjimizi hak eden savaşları akıllıca seçmekle ilgilidir.
Hakaretlere, asaletleri buna bağlıymış gibi tepki veren birçok kişi var.
Ama gerçekte, gerçek güç sakinlik ve asalettedir —
kışkırtılsanız bile.
Bir eşek saldırdığında,
vicdanı olmadan içgüdülerine göre hareket eder.
Aynı şekilde, bazıları cehalet, kıskançlık ya da kendi sefaletleriyle dalga geçer.
Sadece nasıl saldırılacağını ve bağırılacağını bilirler.
Cehalet bağırır.
Bilgelik sessizdir.
Kim olduğunu ve ne kadar değerli olduğunu bilen kişi,
her suçlamada egosunu savunmak zorunda değildir.
En güçlü cevap —
ve çoğu zaman cahiller için en rahatsız edici olan —
sessizliktir.
Sokrates, hayatın kısır anlaşmazlıklarda kaybolmak için çok kısa olduğunu anlamıştı.
Ne doğruluk ne de huzur arayanlarla,
sadece çatışma isteyenlerle tartışmaya değmez.
Bağıranların seviyesine düşürme kendini.
Gerçek zekânın kendini empoze etmesine gerek yoktur:
Sadece varlığıyla parıldar.
Alıntı