GELDİĞİMİZ SÜREÇTE SAĞLIKLI OLMAK ZOR, SAĞLIKLI KALMAK DAHA ZOR

Yaklaşık iki hafta önce halsizlik ve iştahsızlık nedeniyle Bursa Şehir Hastanesi’ nden randevu aldım.

Dün 182’den arandım gidip, gitmeyecegim soruluyordu.

Bir süredir demir ilacı kullandığımdan, acaba değerler düzeldi mi diye, tahlil yaptırmak için 1’i tuşlayarak evet dedim.

Böylece 29 Temmuza kadar kapatılacak randevumu da açık bırakarak avantaj elde ettim.

Bugün randevu saatindan önce dahilye hekiminin odasında idim.

Doktor:

– Ne şikayetiniz var, dedi.

– Randevu alırken şu şu şikayetlerim vardı, onlar geçti, ama demir ilacı kullanıyorum, fazladan ilaç kullanmamak için, demir, troit kolesterol ve diğer kan değerlerime bakilmasini isterim, dedim.

– Söyle bir geçmiş tahlillerime bakarak, daha yeni tahlil yaptırmışsin, dedi.

Şikayetin geçmişse neden geldin der gibi, yargılı ifadeler kullandı. Ama yinede kan tahlili istemimi geri çevirmedi.

Öğleden sonra sonuçları göstermeye girince:

– Demir değerin iyi, şeker güzel, diğer kan değerlerinde de sorun yok.

– Demir ilacını bırak, fazla kullanınca karaciğere zarar veriyor, dedi.

– Peki dedim, beni kan tahlilini yeni yaptırdığım konusunda yargıladınız? Bugün gelip tahlil yaptırmasaydım üç ay daha demir ilacı kullanmaya devam edecektim.

– Lütfen insanları illa hastalandıktan sonra hastaneye kabul etmeyin, hasta olmadan da gelsinler, sağlıklarını takip etsinler diye biraz sitem ettim.

Teşekkür ederek çıktım.

Ne yazik ki ülkemizde bilinçsizce fazla ilaç kullanılıyor. İnsanlar randevu ve sağlık hizmeti almada çok zorluk yaşıyorlar.

Herkesin imkanı kısıtlı. Taşıt parası yüksek geliyor. Bir yerden bir yere gitmek gerçekten bütçeyi çok zorluyor. Buna bağlı olarak kontrollerini zamanında yaptıramayan insan çok fazla.

Verilen ilaçların yan tesirlerine çok aldırış edilmiyor. Alışkanlıkla vücuda gereksiz ilaç sokuluyor. Fazlası diğer organları bozuyor. Karaciğeri yoruyor. Her bir organa nasıl tesir ettiği bilinmiyor.

Sağlık çalışanları da mutsuz, onların da bir sürü sorunları var. İyi hissetmedikleri, emeklerinin tam karşılığını alamadıkları için, gelen hastalara karşı davranışları biraz soğuk oluyor. Git gide güleryüz gösteren sayısı azalıyor. Bir sözcük fazladan kullanmak istemiyorlar.

Hastalanma oranı çok yüksek.

Bilim insanları hastalıkların % 60’inin besin yetersizliğinden meydana geldiğini söylüyorlar.

Üstüne geçim derdi, iş stresi, yaşam güvencesi zorlukları derken hastalanma oranı çok yüksek.

Şehir hastanesi tıklım tıklım dolu. Hergun böyle galiba. Yazı da böyle kışı da.

Bugün gidip tahlil yaptırmasaydım üç ay daha gereksiz demir hapını kullanmaya devam edecektim.

Kimbilir karaciğerim sonra ne diyecekti bana. Ağzı olsa küfür ederdi valla:)

Ama nerde o dil, garibim saklanıyor içimde:)

Artık dua eder bana, boşuna demiri vermedin diye, git inşaatlarda harca….🙂

13.07.2023

Özgen Dursun