Cinciropların Sırtlarından, Yanuğun Sırtlarına Doğru / Bir Bakış – 3

Doğa, uygarlığın gelişiminden önce sistemli bir biyolojik denge halinde idi. Bu denge; insan etkisinden uzak, bitki- hayvan ilişkisinin ağır bastığı doğal bir dizge şeklindeydi. Uygarlık geliştikçe doğanın bu dengesine gittikçe yoğunlaşan bir şekilde insan etkisi de karıştı. İnsan gücü kimi yerde doğayı tamamlayıcı, kimi yerde bozucu rol oynadı. Yıllar geçtikçe insanlığa faydalı olan kaynaklar öğrenildi, önemsendi: Bunlardan biri de ormanlardı.

Ormanlar tarihsel süreç içinde bir çok zararlının tehdidine de maruz kaldı: İnsanlar, yangınlar, fırtınalar ve böcekler.

Ormanları tahrip eden etmenlerin en başında böcek zararları gelir. Hele çam ve lâdin ormanlarında kabuk böceklerinin yaptığı tahribat ve kurumalar alan bazında aritmetik değil, geometrik bir oranla yükselir.

Örnek; ormanda görülen 100 m2 bir alandaki kuruma, ertesi gün bir hektara çıkabilir, daha sonraki gün 10 hektara kadar artabilir. Kabuk böcekleri ile mücadele zor ve çetin bir iştir. Hiç ihmale gelmez. Zamanında, bir an önce etkin ve etkili tedbirler alınması zorunludur. Yoksa uzun yıllar uğraştırır durur. Ormanlar da yok olur. Bu arada da binlerce hektar orman alanı kaybedilir. Orman yangınlarından daha tehlikelidir böcekler. Tıpkı Doğu Karadeniz’de lâdin ormanlarında görüldüğü gibi. Şimdi bu konu üzerinde durulacaktır.

Orman entomolojisi kapsamında çok sayıda zararlı böcekler içerisine yer alan Scolytidae(Coleoptera) familyası mensupları: ormanlarda öteden beri büyük çapta ekonomik tahriplere neden olmuş ve büyük felaketlere yol açmışlardır. Dev Soymuk Kabuk böceği olan Dendroctonus micansta bunlardan biridir.

Artvin’li olupta sanırım bu böceği duymayan ve bilmeyen kalmamıştır. Bilmeyenler ve ilgi duyanlar için iki bölüm halinde kısaca hikayesi özetleneye çalışılacaktır.

Dendroctonus Micans’ın Doğu Karadeniz’de, özellikle Artvin bölgesi lâdin ormanlarında büyük tahribatı yıllarca sürmüştür. Süreç içinde zararının önlenememesi, böceğin populasyonunun gittikçe artması, sorunun büyük boyutlara ulaşmaşı nedeniyle; Artvin, Şavsat ve Ardanuç’ ta bu branşta çalışan Biyolog ve Orman Mühendislerini yoğun bir uğraş içine sokmuştur.

Dev Soymuk Kabuk Böceği: Dendroctonus micansın hikayesi taa 1966 yıllarına kadar uzanır.

Türkiye’de ilk kez 1966 yılında, Ardahan Orman İşletme Müdürlüğü, Posof Orman İşletme Şefliğinde görülür. Lâdin meşcerelerinde aynı yıl kitle üremesi yapar 4405 ha. alanda büyük zararlara neden olur.

Aynı yıllarında Şavşat ormanlarına geçer. 1983 yılına kadar Şavşat ve Ardanuç’ta lâdin ormanlarında 60.000 ha. alanı tahrip eder.

İlk kurumaları önlemek için mekanik mücdele ile işe başlanır. Mekanik mücadele sonuç vermeyince kimyasal mücadeleye geçilir.

Lâdin ormanlarında D.micansın yaptığı kurumaları önlemek için 1972 yıĺından itibaren aralıksız olarak 1984 yılına kadar kimyasal yollarla mücadele yöntemi kapsamında ilaçlama yapılır.

İlaçlanan sahalarda geriye doğru yapılan kontrollerde; Şatşat’ ın Kayadibi köyünün Tiğipir mevkiinde, kuzey bakıda yapılan araştırmada: 1977 yılında ilaçlanmış sahada 1983 yılında yeni böcek tasallutu olduğu saptanır.

İlaçlama Ardanuç Işletmesi Merkez Şefliğine bağlı Irmaklar serisinde ve Konaklı’ da 1983 yılının 13 Eylül’üne kadar devam eder.

1983 yılı dahil o güne kadar 26.016 hektar saha ilaçlanmıştır. Zararlıyı kontrol altına alma gayesiyle Artvin Orman Zararlılarıyle Mücadele Grup Müdürlüğüne bağlı olmak üzere Ardanuç ve Şavşat Orman Işletme Müdürlüğü merkezinde Ekip Şeflikleri kurulması öngörülür.

Söz konusu Şeflikler kurulumca 1984 yılından itibaren ilaçlamadan vazgeçilir. Artvin ili merkezde bir, Şavşat ve Ardanuç ilçelerinde birer adet olmak üzere toplamda Dendroctonus Micans’ın yırtıcısını üretmek için üç laboratuvar açılır. Artvin’de önemli zararlar yapan D. micansa karşı, yırtıcı olan Rhizophagus grandis GyLL. (Coleoptera; Rhizophagidea) 1985-2024 yılları arası 4.256.234 adet üretilerek 2005 yılı itibariyle doğal denge sağlanır.*

****
Böcek sağlam bir ağaca girdiğinde ağaç böceğe karşı büyük bir mücadele vermektedir. Ağaca giren böcek sayısı bir veya iki tane olursa ağaç reçine salgılayarak böceği boğarak öldürmektedir. Eğer daha fazla böcek ağaca girmişse ağaç yaşam kavgasını kaybedip böceğe teslim olmakta, hele daha da çoksa popülasyon katlanmaktadır. Sonunda ağaç yaşamını kaybedip kurumaktadır.

Böceğin dört değişik evresi var. a:) Yumurta, b:) Kurt c:) Krizalit d:) Ergin.

a:) Yumurta: Kirli beyazımsı açık sarı renkli, gözle görülebilen büyüklükte yumurtaları vardır. Oval veya bir tarafı az sivrice olan yumurtaları olgunlaşmamış haşhaş tohumunu andırırlar. Yumak şeklinde toplu halde bulunurlar daha önce yiyilmiş odun ve kabuk arasında daha fazla rastlanmaktadır.

Yumurtalar kısa bir süre sonra (15-20 gün) çatlar ve soymuk tabakasını yemeye başlar. Öğüntüler arasında Larva beşiklerine girerler. Nisan ayı başından Ekim ayı sonuna kadar ( soymuk) kabuk altında bulunan kurtlar toplu yiyimlerde bulunurlar. Bir ağaca 3- 4 böceğin yumurta koyduğu durumlarda, kambiyumun 3/4 ‘ü yendiği görülmektedir.

b:) Kurt: Süt beyaz renkte, 0,8-0,9 cm uzunlukta 1-2 mm genişlikte olup, toplu olarak yiyim yaptıkları gibi, tek tek de kabuk altlarında bulundukları görülmüştür. Ayaksız ve gözsüz olan kurtlar 12 halkadan oluşmuşlardır. Ancak lup’la görülebilen uzun kılları vardir.

Kurtlar ağaçların soymuk tabakasını ve kambiyumu yiyerek ağacın kurumasına neden olurlar. Ağacın kurumasına neden olan genellikle kurtlardır. Tek tek bulundukları gibi, toplu halde de yiyim yaparlar. Bir ağaçta 30- 40 adet bulunabildıği gibi, 350- 500 adet kurt da görülebilir. Her yıl yiyim yaparak çevrelediği ağacı gün geçtikçe kurumaya mahküm ederler.

c:) Krizalit: Beş kere deri değiştirdikten sonra olgunlaşan D.micans krizalitleri muhtelif istikametlerde olmak üzere kabuk altında biriken öğüntülerin arasında beyaz renkte olup ergine benzerler. Anten ve ağız parçaları oluşmuş, bacakları belirgin, fakat göğüse bitişik, kanat örtülerinin abdomenin ( karın içi bölge) yarısı uzunlukta ve ayrılmış bir durumda oldukları görülmüştür. Fasulye şeklinde petek gözleri vardır. Abdomen segmentleri belirgindir. Dokunulduğu zaman yalnız abdomen kısımlarını hareket ettirmek suretiyle tepki gösterirler.

d:) Ergin: Erkek böcek 6- 6,5 mm, dişı böcek ise 7- 9 mm. uzunlukta olup, yaklaşık 2- 2,5 mm genişliktedirler. Rengi koyu siyah ile koyu kahverengi arasında değişir. Paslı kahverengimsi uzun kıllarla seyrek olarak örtülü, kanat örtüleri büyük, nokta şeritli anten ve bacakları kahverengimsi sarıdır. Kalkancığı çok ķüçüktür. Anten sapı ile topuz arası 5 parçalı olup ikinci parça bir ve beşinciden daha uzundur. Anten topuzu dört parçadan oluşmuş ve yassıdır.

Erginler kurtlardan daha az yiyim yapmaktadırlar. Ağaç kakanlara besin olurlar.

D. Micans yaklaşık Temmuz ayının başından itibaren yumurta koymaya başlarlar. Bir böcek ortalama 150 ile 300 adet yumurta koyar. Bu yumurtalar bir hafta içinde açılır, çıkan kurtlar üreme yiyimine hemen başlarlar. Eylül -Ekim aylarında çıkan kurtlar ise kışı kurt şeklinde ağaçta soymuk tabakasında açtıkları kanalda geçirirler. Böcek en çok kurt halinde bulunmaktadır. Topaklar halinde üreme yiyimi yaparlar.

D.Micans Türkiye şartlarında generasyonunu bir yılda tamamlamaktadır. Geç uçan böceklerdendir. Kabuk altında soymuk tabakasını yemek suretiyle canlı kısmı öldürmektedir.

Krizalitten çıķan genç erginler olgunluk yiyimi yaptıktan sonra çiftleşirler ve dişiler yuvayı terk ederek yeni kuluçka yerlerine giderler. Ağacın üzerine gelen ergin böcek bir süre ağacın üzerinde gezinerek uygun bir ortam bulduğu yerde kabuğu kemirerek soymuk tabakasına ulaşmaktadırlar.

Ağaca girince önce böcek hunisini meydana getirirler. Böcek hunisinin rengi böceğin var olup olmadığının gözlenmesi açısından önemlidir. Reçine hunisi pembe gül renginde ise böçek henüz girmiş veya faaliyetine başlamış, huni kireç renginde ise boceğin 2-3 sene önce girdiği, faaliyetini bitirdiği, ya da yuvayı terk ettiğini göstermesi açısından önemlidir.

D.micans; yumurta, kurt, genç ergin ve ergin halinde de her döneminde kışlarlar. Genç erginler yuvayı terk etmezler. Olgunluk yiyimine devam ederler.

D.mıcansın kitle halinde uçması Haziran ayına rastlar. Dişi böcekler yumurta yolu açtığından yumurtalaması da gecikmektedir. Bu nedenle yumurtaların çatlaması, kurtların büyümesi, krizalitleşmesi ve nihayet erginleşmesinde aynı yuva içinde farklı zamanlarda meydana gelmektedir. Bir yuvanın içinde birinci safhadaki kurtlara, krizalite dönüşmekte olan kurtlara ve krizalitlere rastlamak olanaklıdır. Sonbahar soğuk geçerse erginler yumurtlamadan kışı geçirirler. Mayıs- Haziran aylarında uçarlar. Krizalit dönemi iklime bağlı olarak 20 günden birkaç aya kadar devam edebilir.

D. Micansın biyolojisinin tespiti amacıyla arazide ve laboratuvarda yapılan araştırmalar sonucu hayat devrelerini gösteren durum aşağıda belirtilmiştir**.

● Böcegin kabuğa girmeye başladıği tarih : 27 Mart- 29 Temmuz
● Yumurta koyma zamanı: 27 Mart – 17 Eylül
● Yumurta koyma süresi : 40, 45 gün ( Lab.)
● Yumurtadan kurdun çıkma süresi : 5-15 gün ( Lab.)
● Kurt devresi: 27 Mart- 2 Kasım
● Krizalit devresi : 16 Hazıran – 29 Temmiz
● Krizalit süresi : 13- 17 gün (Lab.)
● Krizalit sonucu istirahat süresi : 6-8 gün ( Lab.)
● Olgunluk yiyimi : 15-16 gün (Lab.)

Bir sonraki yazıda arazide yapılan çalışmalara dair veriler ile yırtıcılarında dair ek bilgiler de paylaşılıp; dört bölüm halinde ladin ağaç türümüz bitirilecektir.

20.01.2026
Özgen DURSUN
Orman Yük. Mühendisi

Faydalanılan Kaynaklar:

1-Yaşar Aksu*, Biyolog, sözlü bilgiler. fotoğraflar, bildiriler, araştırmalar.1


2-Ö. Dursun, 1984, “Artvin Bölgesinde Yayılan Dendroctonus Micans Mücadelesi ve Alınan Önlemler”.

3-Ömer Bahçeli, Muhtelif tarihlerde düzenlenen raporlar.

4-Mahir Ekici, D.Micans’ a karşı kimyasal savaş olanakları üzerine araştırmalar.

5-Mehmet Serez, Türkiye’de D.micans üzerine araştırmalar. Doç.tezi.