İstanbul Orman Fakültesinin 1948 yılında İstanbul Üniversitesine bağlanması sonucunda bilimsel ve akademik faaliyetlerini hızlandırmış, 1970’li yıllarda Prof Dr. Fikret Saatçıoğlu tarafından literatüre geçen ‘’Orman Bakımı’’, Silvikültür-I ve -Silvikültür-II adında çok güzel eserler kazandırılmıştır.
Bu eserler ülkemiz ormanlarının bakımlı hale getirilmesi ve ormanların gençleştirilmesi konusunda çok güzel kılavuzluk yapmıştır.
Fakültede akademik görev alan çok değerli hocaların güzel anlatımları, okuldan mezun olan Orman Mühendislerinin düşünsel dünyalarında engin izler bırakmışlardır.
Bu bilimsel düşüce altlıkları ile düşünceleri yoğrulan genç Orman Mühendisleri ülkemizin her bir köşesinde fedakârca çok üstün hizmetler yapmanın gayreti içinde olarak; güzelim ülkemizin ormanlarını daha ileriye taşımışlardır.
Yüzlerce meslektaşım gibi bu düşüncelerle görev yapmanın hep gururunu hissettik. Karaçam ağırlıklı İşletme Şefliğinde uzun soluklu Orman Işletme Şefliği; yine Karaçam ağırlıklı bir Işletmede uzun soluklu İşletme Müdürlüğü yaptım.
Ülkemizde Orman içlerinde en çok yürüyen İşletme Şefi ve İşletme Müdürü olduğumu iddia edebilirim.
Bu yürüyüşler, mesleğimizle ilgili görev gereği olması yanında; ormanların geçmişi hakkında fikir edinmek, bugünü hakkında gözlem yapmak, yarını hakkında öngörü ve düşünce geliştirmek içindi.
Ormanın geçmişteki durumu nasıldı? Nasıl bir bakım görerek bu hale geldi? Ağaçların sağlık durumları, çap ve boy oranı, ağaç gövdelerinin yapısı gözlemlendi, izlendi. Zaman zaman kayıt tutuldu. Video ve fotoğraflarla arşivlendi.
Bu gözlemler sonucunda; yıllar öncesi Değerli hocalarımın literatüre geçen bilimsel çalışmalarının güncellenmesi gerektiğine inandım.
Emekli Orman Yük. Mühendisi Sayın R. Remzi Doğan ‘in harika bir sözünü burada paylaşmak isterim:
“Damga, Orman Işletme Şefinin aynasıdır. Kendisinin ilim dağarcığında nesi bulunduğu, meslek ve ormana karşı sevgi ve bağlılık derecesi ancak yaptığı damga ile belli olur”.
Sayın meslektaşımın bu sözü; Işletme Müdürlüğüm sırasında, Işletmenin girişinde bir panoda uzun süre okunur kılınmıştır.
Genç Orman Mühendisleri için harika bir sözdur. Kendisini yürekten kutluyorum. Bu söz mesleğimiz için altın değerindedir.
Yazının ekinde sunulan karaçam meşceresine ait fotoğrafları ışığında, kısaca aşağıdaki düşüncelere ulaşılmıştır.
Düşüncelerim sadece karacam ağaç türü için geçerlidir.
1- Bir Orman Mühendisi ormana bütünsel bir çerçevede bakmalıdır. Amaç; bir meşcerenin devamlılığını sağlamaktır. Buna göre müdahale tedbirleri almaktır. Silvikültür düşüncesi uygulamanın temel düşüncesidir.
2- Bozuk yapıda bir orman formu veya genç ve çok yaşlı Karacam ağaçlarından oluşan bir meşcere yapısı önüne çıktığında; “Orman Bakımı” ve “Gençleştirmesi” birlikte düşünmelidir.

3- “Bakıma” ayrılan meşcerelerde sadece “Bakım Metotları”; “Gençleştirmeye” ayrılan bölmelerde sadece “Gençleştirme Metotları” kullanılır düşüncesi bence eksiktir.
Uygulamada Gençleştirmeye ayrılan bölmelerin tamamının doğru seçilmediği de bir gerçektir. Idare müddeti adı altında, gelişimlerini aktif bir şekilde sürdüren ormanlarda Gençleştirmeye alınarak göz göre göre meşçerenin devamlılığının geri götürüldüğüne dair çok örnek vardır.
O açıdan, bir bölmenin Gençleştirmeye ayrılmadan önce; bölmenin çok iyi incelenmesi zorunludur. Bunun için bütün bilimsel düşünceler temel alınmalıdır. Üretimi artırmak, bir takım kuruluşların odun taleplerini karşılamak gibi bilinçaltındaki düşünceler; amenajman planları ve Silvikültürün gereği gibi başka kılıflara sokulmamalıdır.
Bu bakımdan, ormanların insan eliyle ve orman mühendisi kararıyla geriye götürülmesi düşünülemez. Bu konuda tüm meslektaşlarımın duyarlı olmasını yürekten arzu ederim.
Bir kez daha ifade ediyorum ki; karaçam ormanlarının “Gençleştirmeye Ayrılması” en son tercih edilecek yöntemdir.
4- Bunun yerine farklı formda, farklı çaplarda bir ormanda en güzel yöntem, Silvikültür tekniğinin bütün yöntemlerini birlikte değerlendirerek “Orman Bakımı” ve “Orman Gençleştirmesini” aynı alan için birlikte düşünmektir. Bu aynı yaşlı maktalı ormanlar için ters bir yöntem olarak görülsede, uzun vadede karaçam ormanlarının gelişim seyri, tek tabakali bir hale geldiği sonucunu değiştirmeyecektir.
Bakım görmemiş, el değmemiş karaçam ormanları genellikle homojen yapıda değildir. Bakım gören sahaların bir bölümüne boylu gençlik gelmiş, bir kısmında azman yapıda, diğer fertleri baskı altına alan ağaçlar mevcuttur. Her bir noktası ayrı bilimsel yönteme tabi tutulmalıdır. Boylu gençliğin sağlıklı yapısı korunarak, baskı yapan azman ağaçlar sahadan uzaklaştırılmalıdır. Geride kalan boylu gencliklere ayrıca bir bakım yapılarak gençleştirilmiş alanlar yaratılması “ormanları” ileri götürmenin düşüncesidir. Bu gibi alanlara sıfırdan gençlik getirilmesi hem zaman kaybı, hemde yüksek maliyet gerektirir.

5- Önceden bakım görmüş meşcereler ormanların devamlılığının sağlanması çerçevesinde; alçak aralama yaparak çap ve boy artımının azami sağlanması ve optimum orman formuna ulaştırılması hedeflenmelidir.

Bütün bunlar özverili ve gayretli çalışmaların sonucunda gerçekleşebilir. Bunun içinde temel düşünce işini severek yapmak, bilimsel yaklaşım düşüncesine sahip olmaktır.
Başarı, ayrıca; iyi niyet, temiz düşünce ve fedakârca bir hizmet anlayışından geçmektedir.
Bu düşünceler çerçevesinde aşağıdaki karaçam ormanlarının yapısı incelenebilir.

Eleştiri ve görüş farklılıkları hoşgörü kapsamında düşünülecek ve yararlanılacaktır.
02.10.2022
Özgen Dursun
Orman Yük. Mühendisi