Cinciropların Sırtlarından, Yanuğun Sırtlarına Doğru / Bir Bakış – 4

1983 yılında İ.Ü. Orman Fakültesinin üçüncü sınıfı bitince, Dendroctonus micans konusunda okul bitirme ödevi için Ardanuç ve Şavşat Orman İşletme Müdürlüklerinde; önce literatür taramaları, sonra arazide deneme alanları alınmıştır. Bu bilgiler ışığında 1984 yılında bitirme ödevi hazırlanmıştır. Şimdi o günlerde yapılan çalışmalar 42 yıl sonra gün yüzüne çıkarılarak özet halinde sunulacaktır.

Lâdin ormanlarında 01.06.1983 tarihinde olgunluk yiyimine başlayan Dendroctonus micans; yaklaşık 20.07.1983’ten itibaren yumurta koymaya başlamaktadır. Bir böcek 150-300 arasında yumurta koyar, yumurtalarda yaklaşık bir hafta içinde açılır, ortaya çıkan kurtlar hemen üreme yiyimine başlarlar.

25 Temmuz 1983’te fazla sayıda genç ergin, bundan daha çok kurt görüldü.

24 Eylül 1983′ te bir ağaçta 185 tane kurt sayılmıştır.

2 Ekim 1983′ te 5 ergin, 87 tane kurt sayılmıştır. Bir başka ağaçta 262 tane kurt sayılmıştır. İlk yazın koyulmuş olan yumurtalardan çıkmışlar, kışı kurt halinde geçirecekler. Bir başka ağaçta 44 yumurta sayılıp, bunlara daha az tesadüf edilmektedir. Krizalitlere rastlanmadı. O gün arazide bir lâdin ağacında D. micans başı ve karnından yenmiş, yalnız kanatları ve gövdesi kalmış halde duruyordu. Bu böceğin yırtıcıları tarafından yenildiği sonucuna varılmıştı. Ayrıca vücut bütünlüğü bozulmamış ölü bir D. micans da görüldü. Yine bir başka ağaçta ağacın reçinesi tarafından boğulmuş böceklere tesadüf edildi.

9 Ekim 1983’te Hanlı Dere Serisi, Yeşilvadi mahallesi, Medatur mevkiinde kuzey bakıda yapılan araştırmada bir kaç ağaçta hastalık olmasına rağmen kurt bulunamadı. Bazı yuvalarda çok az ergine rastlandı. Çapı 8 cm.olan bir lâdin fidanının köke yakın kısmında 42 tane kurt sayıldı. Çapı 20 cm. olan ağaç üzerinde yapılan araştırmada bir yuvada top top halinde kurtlar görüldüğü gibi, ağacın gövdesine de tek tek dağılmışlardı. Gövde boyunca 3,5 – 4 mt.yüksekte kurt görüldü. Gövdenin köküne yakın toplu halde bulunurken yukarıya doğru sayıları azalmaktadır. Yalnız bir kaç böcek ve 500’ü aşan sayıda kurt vardı. Krizalit yoktu. Kurtlar değişik evrelere aitti.

D. micans Türkiye şartlarında jenerasyonunu bir yılda tamamlamaktadırlar. Geç uçan böceklerdendir. Kabuk altında soymuk tabakasını yemek suretiyle canlı kısmı öldürmektedir.

Krizalit sonrası genç erginler olgunluk yiyimi yaptıktan sonra çiftleşirler ve dişiler yuvayı terk ederek yeni kuluçka yerlerine giderler. Ağacın üzerine gelen ergin böcek bir süre ağacın üzerinde gezinerek uygun bir ortam bulduğu yerde kabuğu kemirerek soymuk tabakasına ulaşmaktadırlar.

Ağaca girince önce böcek hunisini meydana getirirler. Böcek hunisinin rengi böceğin var olup olmadığının gözlenmesi açısından önemlidir. Reçine hunisi pembe gül renginde ise böcek henüz girmiş veya faaliyetine başlamış, huni kireç renginde ise böceğin 2-3 sene önce girdiği, faaliyetini bitirdiği, ya da yuvayı terk ettiğini göstermesi açısından önemlidir.

D. micans; yumurta, kurt, genç ergin ve ergin halinde de her döneminde kışlarlar. Genç erginler yuvayı terk etmezler. Olgunluk yiyimine devam ederler.

D. mıcansın kitle halinde uçması haziran ayına rastlar. Dişi böcekler yumurta yolu açtığından yumurtalaması da gecikmektedir. Bu nedenle yumurtaların çatlaması, kurtların büyümesi, krizalitleşmesi ve nihayet erginleşmesinde aynı yuva içinde farklı zamanlarda meydana gelmektedir. Bir yuvanın içinde birinci safhadaki kurtlara, krizalite dönüşmekte olan kurtlara ve krizalitlere rastlamak olanaklıdır. Sonbahar soğuk geçerse erginler yumurtlamadan kışı geçirirler. Mayıs- Hazıran aylarında uçarlar. Krizalit dönemi iklime bağlı olarak 20 günden birkaç aya kadar devam edebilir.

***
LİTERATÜR TARAMASI

1974 yılında Şavşat Karagöl serisinin tamamı Çukant ve Kirazlıdere serisinin büyük bir kısmında yayılış gösterdiği anlaşılmaktadır.

1975’te böcek yoğunluğu Ilıca, Çoraklı ve Kayadibi köylerinin çevresinde görülmüştür. Ayrıca çok şiddetli seyreden Tepeköy, Çermik, Rabat, Çukant, Kirazlı Dere Serileri; orta şiddette Zelkent, Hanlı Dere, Karagöl; yeni tasallutun görüldüğu Papart, Gencavur, Eskikale, Çavdarlı Dere, Tibet serileridir.

1977’de çok böcekli saha olan Ilıca, Mikalet, Kayadibi’nden güney ve güneybatı istikameti olan Kocabey, Kireçli, Üzümlü köyüne doğru süratli ilerlemektedir.

1978 yılındaki yayılma sınırının tespiti neticesinde tüm Şavşat, Meydancık ormanlarında ve Ardanuç işletmesi sınırları içine giren geçitli, Bulanık köyleri, mıntıkaları ile Üçırmaķlar içinde görülmüştür. Böceğin daha sonra yayılması devam etmiştir. Şavşat batı sınırı olan Hanlı ve Karaağaç köylerine kadar yayılmıştır.

1981’deki tespitlere göre böceğin genel yayılış yönü güneybatı istikameti olduğu kesin olarak anlaşılmıştır. En uç nokta olarak Ardanuç Orman İşletmesi Üçırmaklar Dere Serisi 164 no.lu bölmede tespit edilmiştir.

1982’de Üçırmaklar Dere Serisinden başka Ardanuç Orman İşletmesi Karanlıkmeşe Dere Serisininn büyük bir bölümünü etkisi altına almıştır. Bu seriler 1983’de de böceğin en son ulaştığı orman alanlarıdır.

D. MICANSLA MÜCADELE SÜRECİ

1970 yılına kadar mekanik mücadele yapılmış, yeterli sonuç alınamayınca kimyasal mücadeleye geçilmiştir.

1972 yılında 34.707 adet ağaç ilaçlanmış ve 9682 kg. ilaç harcanmıştır.

1973 yılında ödenekler zamanında gelmediğinden işçi bulunamamış ve mücadele yapılamamıştır.

1974 yılında Şavşat- Karagöl Serisi ve Çukant – Kirazlı Dere Serilerinde yavaş sürdürülmüştür.

1975′ te Çermik Serisinde ilaçla mücadele çalışmasına başlanılmış, 02.07.2075 gününe kadar 13 bölmede ilaçlama yapılmıştır. İlaç erken bittiğinden ve yeni ilaç alınamamış olduğundan çalışmalara erken son verilmiştir.

1976’da Şavşat İşletmesindeki 14 Seriden 13 tanesi tamamen böceklidir.

1974-75 -76 yıllarında Kirazlı Dere, Karagöl, Çukant, Çermik, Tepeköy Serilerinin bir kısmında 6000 ha.’da çalışılmıştır. İlaçlanan sahalara tekrar girildiğinde yeni yeni tasallutlar görülmüştür.

1977 yılında mücadele 01.10.1977 tarihinde sona erdirilmiştir. Bu yılda etkin mücadele yürütülmemiştir. Çok geniş olan mücadele sahasının işçi sayısı azlığı yüzünden ancak bol böcekli olan kısımda mücadele yapılmıştır. Bu yüzden az böcekli sahalara geçilmemiştir.

1978 yılında ödenek ve nakit durumu uygun olmadığından çalışmalar durdurulmuştur. Bu yılda mücadele çalışmalarına 05.06.1978 tarihinde 700 işçi ile başlanmıştır. Çalışmaların geniş sahada yapılması istenmişse de teknik eleman ihtiyacının yetersizliği nedeniyle çalışmalar dar kapsamlı kalmıştır. 29.07.1978 tarihinde iş paydos edilmiştir.

1979 yılında teknik eleman ve ödenekler yetersiz olduğu halde çalışmalara başlanmıştır. Ardanuç, Üçırmaklar’da arazi çalışmaları üç ay devam etmiştir. Ortalama 250 işçi çalıştırılmış
180 tl. gibi çok düşük yevmiye ödenmiştir.

1980 yılı mücadele çalışmaları 20 Mayıs günü Çavdarlı deresinin Üzümlü köyü civarında başladı. Yamaçlı köyü yakınlarında Haziran ayında ikinci bir posta kurularak çalışmalarına 90-100 işçi ile devam edildi. Bu çalışmalarda daha fazla işçi aranmış, yevmiyelerin düşük olduğu gerekçesiyle işçi çalışmak istememiştir.

Yine de işçiler kendi köyleri civarındaki bu ormanların korunmasını engellememek için çalışmışlardır.

1979 yılı mücadele sahası ile 1980 yılında çalışma yapılan sahalar arası birbirlerinden uzaktır. Ve arada geniş bir böcekli alan bulunmaktadır.

Bunun nedeni bir köy civarına başka köylerden işçi getirmek olanağı olmamasıdır. Köylüler yabancı işçiyi köyleri civarında çalıştırmamaktadırlar.

İşçilerin çalışması randımanlı olmamaktadır. Çalışma alanının bir takım kendine has özellikleri nedeniyle işçiler gereği gibi yönetilememekte ve çalışmalar tekniğine uygun olmamaktadır. İş gitikçe yavaşlamaktadır. Köyde mahalli iş mevsiminin gelmiş olması nedeniyle işçi sayısı gittikçe azalmaktadır.

1981’de Şavşat Merkez Orman Bölge Şefliği Çavdarlı Dere Serisi ve Ardanuç Merkez Orman Bölge Şefliği Üçırmaklar Dere Serisinde mücadele yapılmıştır.

Kimyasal mücadele 21.05.1981 tarihinde başlamış 19.09.1981 tarihinde sona erdirilmiştir.

Fazla işçi bulunamaması, çalışma alanı içerisindeki askeri operasyonlar, proje tatbikinde bazı harcama kalemlerinde çok fazla nakit sıkıntısı çekilmesi gibi sebeplerle ancak Çavdarlı Dere ve Üçırmaklar Dere Serisinde çalışılabilmiştir. İlaçlanan sahalarda yapılan kontroller başarı durumunun tam olduğunu ortaya çıkarmıştır. Toplam 122 iş günü çalışılmış, 19565 yevmiye ödenmiştir.

1982’de mücadele yapılan yer Şavşat Orman İşletmesi Merkez Bölge Şefliği Çavdarlı Dere Serisi, Tepebaşı Orman Bölge Şefliği Eskikale Serisi, Ardanuç İşletmesi Merkez Orman Bölge Şefliği Üçırmaklar Dere Serisi, Karanlıkmeşe Orman Bölge Şefliği, Karanlıkmeşe Dere Serisi oluyor.

Kullanılan ilaç %7-10 hekmalin, % 90- 93 mazot karışımı.

Böcek Üçırmaklar Dere Serisinin tamamı ile Karanlıkmeşe Dere Serisinin büyük bir bölümünü etkisi altına almıştır. Mücadele 03.06.1982 tarihinde başlamış, 08.09.1982 tarihinde sona erdirilmiştir.

1983’te mücadele Karanlıkmeşe Dere ve Üçırmaklar Dere Serilerinde yoğun böcekli bölmelerde yapılmıştır. Bu seriler böceğin genel yayılışını gösterdiği güney batı istikamette en son ulaştığı orman alanlarıdır.

Mücadele çalışmaları bu son noktadan daha önceki böcekli sahalara doğru yapılmıştır. Arazide kurulmuş kamp yerleri Konaklı ve Üçırmaklar köylerindedir.

1983’te korlin ilacı kullanılmış, aktif maddesi lindendir. %20 linden ihtiva eder. 1972- 1977 yılları arasında olekorlin kullanılmış. İlaçların lindan’ı değişmeyip, yalnız şirketler değiştiği için isimleri de değişmiş. İlaç hazırlanırken 100 litre mazota 6 litre ilaç karıştırılıyor.

Sisli ve yağmurlu havalarda ilaçlama yapılmıyor. Çünkü yağmurlu havalarda yağmurla birlikte akar gider. Hava şartlarına göre mazota katılan ilaç oranı değiştirilebiliyor. Ağaç ilaçlanırken böcek ağacın neresine kadar çıkmışsa orasına kadar budanıyor. Ağacın kökü açılıp, süpürülüyor. Şayet süpürülerek toz alınmasa ilaç ağaca nüfüs etmez, mazotu emmez. İlaç etkisini gösterebilmesi için hava sıcaklığının 16 derecenin üzerinde olması gerekir. Gövdenin ıslak olması halinde mazot ağacın gövdesine yayılmaz, akar gider. Soğuk havalarda buharlaşma olmaz. Mücadele yapılmaz. İlaç kurtta mide zehiri yapıyor. Ergin böcekte sinir sistemine etki yapıp, felç ediyor.

1983’te mücadeleye 4 ekiple başlandı. Her teknik elemana bir ekip şefliği verildi. Başlangıçta 364 işçi ile çalışıldı, sonra 2 ekibe düşünce işçi sayısı azaldı. Bir ara ilaç bitince iş 20 gün bırakıldı. Köylerde yaz işleri de çıkınca işçi sayısı 268′ e düştü. Mücadele 25 kişilik postalar halinde yapıldı. Bir posta normal olarak ortalama 350- 400 ağaç ilaçladı.

1983 yılına kadar ilaçlanan ağaçların %40’ı kurudu. Kuruyan ağaç sayısı yaklaşık 1.500.000 adedi geçti. Arazi gözlemlerine göre; kimyasal mücadele bir taraftan popülasyonu azaltmasına rağmen, bir taraftan da ormana zararı oldu. Ormanda canlı ne varsa zehir etkisi ile öldürdü. Ağaçkakan kuşlarının ölümüne neden olduğu için sayıları azaldı. Bu da biyolojik mücadelenin etkisini azalttı. İlaçlar doğal dengeyi bozup, kuşların ormana girişini engelledi.

Böylece 1984 yılından itibaren kimyasal yöntemden vaz geçilir. İlaçlama tamamıyla bırakılır.

****

1984 yılından sonraki mücadele üçüncü bölümde ayrıntısı ile anlatılmıştır. Bir önceki bölümde Artvin’de önemli zararlar yapan D. micansa karşı, yırtıcı olan Rhizophagus grandis GyLL. (Coleoptera; Rhizophagidea) 1985-2024 yılları arası 4.256.234 adet üretilerek ladin ağaçlarına verildiğini, 2005 yılı itibariyle doğal denge sağlandığını belirtmiştik.*

D. micansın yırtıcısı olan Rhizophagus grandis ile ilgili laboratuvar görselleri ile yırtıcısının görsellerini göstermek istiyorum. Fotoğraflar: Sayın Yaşar Aksu’nun izni ile kendi http://www.yasaraksu.com/default.asp sayfasından alınmıştır.

****
1983 yılına kadar (yaklaşık 15 yıl) böceğin yayılışını önlemek için onlarca Orman Mühendisi, Orman Muhafaza Memuru canla- başla çalışmış; kimyasal mücadele esnasında ekibin başlarında gece gündüz arazide kamu hizmeti yapmışlardır. Arazide binlerce hektar alanı yürüyerek taramışlar ve ekiplerinin başında teknik destek vermişler, alın teri dökmüşlerdir.

Orman teşkilatının bu güzide, cefakâr çalışanları yanlarında binlerce köylü- işçi kazma, kürek ve ilaçlama ekipmanları ile birlikte araziyi dolaşıp ilaçlama yapmışlardır.

Ormanların daha fazla kurumalarını önlemek için ter akıtmışlardır. Emeği geçen herkese şükran duygularımla yad ediyorum. Teşekkürler ediyorum.

Bu uğurda; çok emekleri geçen Artvin Orman Baş Müdürlüğünde 1983’lerde Mücadele Grup Müdürü olan Erol Keskinalemdar’ı, bu dünyadan ayrılmışa şükran duygularımla yad ediyorum.

Özellikle 1983, 1984 ve 1985 yıllarında, Şavşat’ta Ekip Şefi olan Orman Yük. Mühendisi Şevket Alkan ile Artvin’de Biyolog Yaşar Aksu’nun bu konuda büyük mücadeleleri ve emekleri vardır.

Her iki İşletmedeki çalışmaları yaķından görüp, şahit oldum. Her iki teknik personelin üstün gayreti bilinmektedir. Halen daha Biyolog Yaşar Aksu emekli olsa da bu konudaki mücadelelere destek verdiği yüksek bir memnuniyetle ifade edilmektedir. Her ikisinin Doğu lâdininin kabuk böceklerine karşı korunmasında ve mucadelesinde isimleri tarihe anlamlı ve değerli olarak kaydedilmiştir.

Orman Mühendisliği adına bu konuda emek veren, gayret gösteren işçisinden, memuruna; teknik elemanından, yöneticisine; Sayın Şevket Alkan ve Sayın Yaşar Aksu’ ya şükran duygularımı ve teşekkürlerimi arz ederim.

Dört bölüm halinde “Doğu Lâdini”nin (Picea orientalis) hikayesini kısaca özetlemeye çalıştım.

Bir başka ağaç türünde tekrar görüşmek dileğiyle, esen kalın!

24.01.2026

Özgen DURSUN
Orman Yük. Mühendisi

1-Ö. Dursun, 1984, “Artvin Bölgesinde Yayılan Dendroctonus Micans Mücadelesi ve Alınan Önlemler”.
2-Yaşar Aksu*, Biyolog, fotoğraflar, notlar.
3 M. SEREZ, Doç. Tezi.