Bir düşüncenin izinde

Ne okumak istersiniz?

Kapatmak için Esc tuşunu kullanabilirsiniz.

İnsanlık Halleri / 22

Uğur Mumcu’nun dediği gibi aksaçlı delikanlılar gibi yürüyordu önümde. Omurgası dik, adımları hızlıydı. Sağ ayağını kaldırıyor, ileri uzak bir noktaya koyuyor, sonra sol ayağını kaldırıp aynı açı ile simetrik ritimlerle atıyordu. Anton Çehov’un Bozkır hikayesinde: “Sanki uygun adım yürüyormuş ya da baston yutmuş gibi dimdik duruyordu, kolları iki sopa gibi sarkıyordu,” tarzında hiç zorlanmadan adımlarını güvenli atıyordu. Kahverengi tartan bir zeminde süzülerek ilerliyordu.

Biraz daha hızlandım, yan yana gelince sol elimi karnına doğru uzatınca bir an tokalaşacağımı sandı o da elini uzatıp tokalaştık. Bırakınca elimi, karnına dokunmadan yukarıdan aşağı gezdirdim elimi:

– Maşallah, dümdüz dedim. Ya çok az ve yiyorsunuz, ya da sigara içiyorsunuz?

Gülümseyerek!

– Sıgarayı bir zamanlar içtim ama bıraktım. Diğeri ise doğru; iki öğün öğün yerim. Bir sabah bir akşam. Eşimde böyle, biz ailce böyleyiz. Anem de ince idi, babam da. Günde iki dilim ekmek ancak yerim.Tatlıyı sevmem. Çok güzel tümcelerle hikayesini anlattı.

– Bu konuda eğitim mi aldınız? Anlattıklarınızın hepsi harika, bir beslenme uzmanı gibisiniz?

– Çocuklarım da böyle, sadece bizde abim kilolu. Anne karnında Eskişehir’ e Bulgaristan’ dan geldiğini sözlerine ekledi.

Üstün Dökmen’in gelişmiş aile tarzlarına benzettim.

Elips şeklinde, en fazla % 3 eğimli yürüyüş yolunda başladığımız noktaya doğru yaklaşınca şimdi burada ayrılıyorum, dedi. Sağlıklı uzun ömürler diledim.

– Daha yaşım genç, 70′ e yeni girdim, diyerek yürüyüş alanından uzaklaştı.

İçimden insanlar ve komşuları için iyi bir rol modeli diye geçirdim.

Agora yürüyüş yolu bir yıl önce yeniden düzenlenmişti. Çitlerle çevrilmiş, çimlerle yeşillendirilmiş, boylu park ve orman ağaçları ile çevrelenmiş yazın gölgeli, kışın rüzgardan korunaklı harika bir alan. Alanın çevresi beş katlı bahçeli binalarla sıralanmış.

Bu guzel yürüyüş yolu her yaşta spor yapmak isteyenlerle dolu. Forma ulaşma ve sağlık adına yürüyen ve koşanlar için yeni fırsatlar arayanların uğrak yeri.

Sporu hayatına sokanlarla, seçerek tüketmeyi önemseyenlerle, emekli olsa da sabah erken kalkma alışkanlığını sürdürenlerle, düşünen, sorgulayan ve yaşamda aktif kalmayı tercih edenlerle; yaşamı anlamlı ve değerli hale getirenlerle gün boyu bu alanda karşılaşabilir.

Kimbilir zor ve çetin günler içinden geçen insanların kendini dışarı attığı yer de olabilir.

Yarın endişesi duyan, çocuklarının geleceğini düşünen, gençlerin güzel olan yaşama özlemini ruhunda duyumsayan insanlar habire yürüyor da olabilir.

Kimbilir burası; ruhu, yüreği yorulan insanların, içine sizi düşmüş emeklilerin uğrak yeri de olabilir.

Bulgar şairi Georgi Cagarov’un oğluna yazdığı şiirinde dediği gibi;

Yaşamak zor, kimi zaman da kötü,

en çetin güçlüklerin sırası şu günler…

Ama sen yaşamla çatışma olur mu

sev ve inan ona çocuğum.

Her şeye rağmen yine de yaşamı sevip, inanmak görevimiz olmalıdır.

Facebook’ta paylaş (yeni sekmede açılır)Yazıyı sevdiklerinizle paylaşın.

Bu tarayıcıda hatırlanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir