İnsanlık Halleri / 23

Spor salonunun soyunma odasına girerken tam karşıma çıktı. 16 yaşında yuvarlak yüzlü, beyaz tenli bir çocuk. Lise ikiye gidiyor. Yaptığı ağırlık antrenmanları sonucunu aynadan görmek için belden yukarısı çıplaktı.

– Aaa çok geçmiş olsun, ne yaptın koluna, dedim!

Çizdim!

Sol kolun iki bölgesi çizik çizikti. Rengi kırmızı, daha yara izleri iyileşmemişti. Omuzdan, hemen hemen dirseğine kadar doku çizgiler halinde yara iziydi. Bilekle dirsek arası da aynı vaziyetteydi.

– İyileşiyor yavaş yavaş, dedi. Bir ara psikolojik sorunlarım vardı, ama spor iyi geldi. Şimdi iyiyim.

– Peki o anda yanında kimse yok muydu?

– Yoktu, yalnızdım.

Jilet izleri olduğu gibi görünüyordu.

– Genç ve ne kadar da yakışıklı adamsın! Omuzların da genişlemiş iyice, kaslar da çok iyi görünüyor, iyi ki buradasın, dedim.

– Gülümsedi! Evet çok daha iyiyim, artık geride kaldı, burda olmaktan mutluyum.

xxx

Ergenlik çağında ailesinden destek alamayan çocuklar, yalnızlık duygusu yaşayanlar, sürekli eleştiri ve baskı altında büyüyenler kendilerini değerli görmezler.

Hele okulda da değerli hissedemezse, arkadaşları ile rahat iletişim kuramazsa, binbir çeşit olumsuz duygular içine saplanırlar.

Gururlu halleri içindeki acı sorunları tam anlamı ile dışa vurmayı engeller. Jilete sarılır, içindeki acısını kollarından çıkarır.

Ailelerin yaşam koşulları, geçim sıkıntıları çocukları da çok etkiliyor.

Sağlıklı toplum olma düşü tamamıyla suya düşüyor. Güdülenme ortamı olmayınca, stres ve sıkıntılı halkların uzun soluklu yaşantısı, ailelerin ve insanların beden ve ruh sağlıkları bozuyor. Bağışıklık sistemleri iyice düşüyor. Hastalanma oranı ve ilaç kullanma miktarı artarak devam ediyor. Artık insanlar gıdadan daha fazla ilaç tüketmeye başlıyor.

Hipokrat: “ilacınız gıdanız değil, gıdanız ilaciniz olsun” demiş.

Güzel gözlü çocuklar, sevgiyle ve sağlıkla büyüsünler…

Yaşamak başka nedir ki? Çocuklar güzel geleceğimizdir.