İnsanlık Halleri / 15

Bir ülkenin yönetim biçimi karaçam ağacına benzer.

Karaçam ağaçlarının en önemli sürgünü tepe sürgünü ve en tepesindekine de tepe tomurcuğu denir. Bu sürgün her yıl uzar, yukarı doğru boy verir. Karaçam daha fidanken tepe sürgününün en uçtaki tomurcuk koparılırsa piramit büyümesi ve boylanması etkili bir darbe alır.

Mustafa Kemal Atatürk’te bu ulusun en uçtaki tepe tomurcuğu idi. Koparmak istediler hep, bu güzel tomurcuğu. İç ve dış düşmanlar birlik olup çok çalıştılar bunun için. Başaramadılar, tepe sürgünü gibi uç verdi, 15 yıl gibi kısa bir sürede serpilip büyüdü, gelişti ülke.

Vatanın kurtuluşu için öğrenciliğinden beri hep çareler aradı. Bozulan diyalektik devinimi ve tarihin akışını tekrar yörüngesine oturttu. Kırklı yaşların daha başında idi, ülkesini özgür, bağımsız bir devlet yaptı.

Karaçam’in ayakta kalması köklerinin sağlamlığına bağlıdır. Kazık kök yapar, derine derine işler kılcal kökleriyle. Topraktan suyunu alır, beslenir, gelişir. Yüzlerce yıl yaşar.

Ülkemizin kökleri de laiklikten gelir. Sapasağlam demokrasiye götürür. Laiklikle beslenir, bütün dinlere hoşgörü ile bakar, gelişir, yarına umutla bakan insanların ülkesi olur.

Karaçam’in yan sürgünleri, dalları, binlerce sayıda ibreli yaprakları beslerler kendi gövdesini. Hep dimdik kalır, esen sert rüzgarlarda. Fırtınalara dayanır.

Ülkenin güçlü kalması için de Atatürk’ün sırtını dayadığı TBMM ile çok güçlü kanunlar çıkardı. Tarıma ve sanayiye el attı. Toprakların işlenmesini, fabrikaların kurulmasını bağımsızlığın kilit taşı yaptı. Vatanın her bir noktasında hedefini üretime kilitledi. Bilimi ve fenni rehber aldı. Süreci devrim yasaları ile besledi. Cumhuriyeti kurdu. Ufuktan yeni bir güneş doğdu, ışığı halkın yüreğini ısıttı, umutlar yasam sevinçlerini çoğaltı. Cumhuriyet kök salsın, bir ağaç gibi dimdik ayakta kalsın, ilalebet yaşasın diye eğitim seferberliği başlattı. Demokrasinin daha da önünü açtı.

Karaçam ağacının idare muddeti 120 yıldır.

200 yılda yaşar. Fakat bu sefer önce tepede çökmeler, sonra gövdesinde çürümeler başlar.

Ataturk’ ün Cumhuriyeti bilimi takip ettikçe, insanlik yararına, halkının sağlıklı, huzurlu ve mutlu yasamina odaklandikça hep var olacaktır Anadolu’ da.

Bir karaçam gibi ne içten çürüme, ne de tepeden çökme olmayacak, dünyanın yörüngesinde, tarihin aydınlık yarınlarında en önde koşacaktır. Çünkü arkamızdan Atatürk bakıyor bize…