Tarihsel süreç içinde 21.y.y’in ilk çeyreği biterken en çok bozulan değerlerin başında dürüstlük kavramı geliyor. Buna koşut olarak benliğe olan bağlılık( kişisel çıkar)* öne çıkarılıyor.
Topluluk hissi( sosyal çıkar)* erdem dışı bırakılıyor, sönümleniyor, değersizleştiriliyor, yok ediliyor. Öyleki “dürüstlük” sözcüğü artık konuşma dilinden bile çıkarılıyor.
Yönetim birimlerinde, kurumlarda, çevrede bunun yansımaları baskın bir düşünce olarak öne çıkarılıyor. Bu da halkın yaşamlarını derinden etkiliyor.
Önceden yıl sonuna doğru, yılda bir kez devlet memurlarına gizli tezkiye doldurulurken, amirleri tarafindan düşünceler hanesine ilk yazılan sözcüklerin başında “dürüst, güvenilir” veya değil sözcükleri kullanılırdı. Şimdi iki sözcük artık çok kullanılmıyor.
Insan kaynakları yönetiminde en değerli sözcüklerdi, “dürüstlük ve güven” sözcükleri.
Yaklaşık M.Ö. 460- 380 yılları arasında yaşamış olan Demokritos: ” Insanı mutlu eden ne beden gücüdür, ne zenginlik, insani mutlu eden dürüstlük ve sakinliktir”, demiş.
Ayrıca:
• Ya iyi insan olmalı ya da iyi insanlara öykünmeli.
• Adaletsizlik eden adaletsizliğe uğrayandan daha mutsuzdur, demiş.
Uluslar “dürüst ve güven” değerleri üzerinde yükseliyor. Bu sözcüklere değer yükleyen ulusların halkı daha rahat ve huzurlu yaşıyor.
Gençlerin umudu daha yüksek ve ulaşılabilir oluyor. Çocukların yüzleri daha mutlu görünüyor.
Eleştirel düşünme, estetik gelişme, sanatsal derinleşme gibi beğeniye koşut değerler insanlari daha mutlu ediyor.
Bu değerlerin kaybolması sonucunda; nepotizm öne çıkan kavramlar olarak yerini alıyor. Kendisine esin kaynağı olacak güçlü amaçları olanlar tembellik bataklığına itiliyor.
Gençler çalışmakta rahatlarına kıysa bile, parlak gelecek hayali kuramaz hale geliyor.
Kendine güven, yaratıcı, şevkli, coşkulu, olumlu, duyarlı, sözünü tutan, çalışkan, iyimser, şakacı, tutarlı, alçak gönüllü, rekabetçi, dürüst, anlayışlı, sadık, sevgi dolu, kendini rahatca ifade eden, açık sözlü vb. gibi sözcük ve kavramların felsefi anlamları insanın değerler dünyasından uçup gidiyor.
Insanın doğasına uygun kavramları tekrar içselleştirip, içine enerji ve duygu yükleyerek konuşma dilimizde sık sık kullanmalıyız.
Olumlu, yapıcı ve enerji yükseltici sözcüklerin parlak etkisini dünyamıza bir ışık gibi yansıtmalıyız.
09.05.2023
ÖD
* Bu iki kavramı çok beğendim. Japon filozof Ichiro Kishimi ve arkadaşı Fumitake Koga’nın “Kendinle Savaşma Sanatı” kitabından alınmıştır. Yazımı bu dipnottan önce okuyanlardan özür dilerim. Bu dipnotu düşmede biraz geç kaldım( S:185). 12.05.2023