Dün (19.03.2022) “yaprağı yel götürdü, derdimi sel götürdü” başlıklı bir yazımı paylaşmıştım.
Bugün öğleden sonra saat 13:30 suları FSM bulvarında yürürken arkamdan bir ses:
Geri döndüm. Yaklaşık 30 yaşlarında, siyah giyimli bir bey on metre kadar geriden bana eliyle yeri işaret ediyordu.
– Bilekliğinizi düşürdünüz, dedi.
Yanına yaklaşıp, bilgeliği yerden almadan önce gözlerine bakıp:
– Ne kadar güzel bir adamsınız!
Etrafta kimsecikler yoktu. Dijital göstergeli, adım ölçerli, çok fonksiyonlu, kırmızı benekli kordonu olan bilekliğimi yerden eğilip alırken; bilekliği alıp yolunuza devam edebilirdiniz, dedim.
– Gülümsedi, ama o sizin bilekliğiniz!
Çok teşekkür ederken, Ne kadar dürüst bir davranış dedim.
– Isminiz ne?
– Kasım Aydın
– Ne iş yapıyorsunuz?
– Cnc Askant operatörüyüm.
– Peki, nerelisiniz?
– Bursa’lıyım, dedi.
Tekrar çok teşekkür ederek ayrıldım.
Gülümsedi ve mutlu oldu. Dürüstlüğün güzel hissettirmesini ve mutluluğunu gördüm yüzünde…
Dün şemsiyenin asılan yerden aşırılması ile insanlik adına yaşanan kötü bir örneğin yanında;
bugün insanlık adına yaşanan güzel bir örneğin mutluluğunu hissettim.