En çok tukurzene yiyenler ağıllarında koyunu en çok olanlardı.
İnsanlık var oldu olalı doğanın kuralı böyle galiba.
Avcı toplayıcı sistemde en hızlı koşanlar meyvenin en iyisini yiyenler olurdu.
Yerleşik düzene geçip, kalabalık güç oluşturanlar ekini en iyi olanlardı.
Feodal toplumda mülkiyeti en çok olanlar, çalışmadan en güzel yaşama kavuşanlar olurlardı.
Sanayi toplumunda fabrika sahipleri, bilimi kullanıp teknolojiyi icad edenler en kaliteli yaşama kavuşanlardı.
Ücra dağ köylerinde de güçlüler hep bir adım önde oldular. Beslenmede, sağlıkta, iş güvenliğinde.
Hanede üç beş ineği olanların çobanları imece usulü hayvanlarını birlikte otlatırlardı. İnek düve, danalarını birlikte sürerlerdi dağlara doğru. Peşinden giderler, gün boyu göz kulak olur, akşamları zayiatsız tam olarak getirlerdi kışla evlerine.
Ormanların içine kadar sokarlar, o yamaç senin bu yamaç benim dolaşıp dururlardı gün boyu. Kutsaldı çobanlık görevi, iyice tembihlenirdi akşamdan sabah görevi.
Tukurzene ise ormanın en üst zonunda bulunurdu. Heybetli sıra dağların eteklerinde, veya bu dağların hemen üstünde, göknar ve çamların seyrekleştiği rutubetli toprak zeminde fışkırırlardı. Fidanları bir iki karış boya ancak ulaşırdı.
Yaa özel gidip toplayacaksın, ya da koyun çobanı olacaksın doyasıya tukurzene yemek için. O kadar uzaklara götürmeye değecek koyunlarını. Ki, ancak yiyesin bu güzel yaz meyvesini doğanın.
Ya da öküz çobanı olacaksın ineceksin Cinciroplar’a. Ben en çok tukurzeneyi köye öküz çobanı olduğum yıl yedim. Cevdet emi, Aydemir, dönüşümlü indik, kolaçan ettik bu güzel dağ meyvesini.
Geçen gün fotoğraflarını attı Değerli fotoğraf sanatçısı Nurbay Temur. Kendi elleri ile çekmiş Cinciroplar’da.
Artvin- Şavşat bir dağ köyünde. Doğduğum köye kadar gitmiş, çıkmış Karaağaç Verhunal ‘in Ziyaretler’inin başına. İnmiş Cinciroplar’in eteklerine.
Geçen gün pazarda sordum bizim oranın tukurzenesini. Yarım kilosuna 100 tl dedi pazarcı. Bir naylon kapta azıcıktı.
Ahh şimdi orda olmak lazımdı. Geçen gün de KTÜ ‘nün değerli hocalarından Sayın Hamiyet Özen çok güzel yazmıştı bu güzel dağ meyvesini. Demek ki gerçekten değerli…![]()
Doğal bir besleyici, mineral bakımından zengin bu dağ meyvesini yemek kolay değil. Gideceksin ülkenin bir ucuna. Birde ordan çıkacaksın 2000 rakımlara…
Şehirde ismi daha başka. Adı Yaban Mersini olmuş. Artık suni olarak tarlalara dikiliyor fidanları. Tarla tarla çoğalıyor şehirde Yaban Mersinleri. Dağ köyleri ilgi gösteriyor günümüzde. İyi de para ediyor galiba. Evcilleşmiş Yaban Mersinleri…
Ericaceae( Fundagiller) familyasından olan Yaban Mersininin bilimsel adı Vaccinium myrtillus. Ayı üzümü sınıfından geliyor.

Ilıman iklimi seven, siyah üzüme benzer bir tür.
Suni olarak tarlalarda bir metreyi çok az geçen bir boya ulaşıyor. Ama suya ihtiyaç duyuyor.

Doğalı ise en fazla 30 cm.
Size aşağıda doğal haliyle hem meyvesini, hem de çalımsı ağacını göstereceğim.
Suni olanını tarlalarda meraklılar zaten görebilir.
İşte Karaağaç köyünün Yaban Mersini.
Nasılda dalında şimdi doğal kokuyordur.

Lezzetinde ve besininde dağlar kadar fark var.
Umuyorum o dağlarda türü bitmez bu güzel meyvenin.
Yiyenler dalından koparsınlar tek tek, zarar vermesinler köküne bu güzel dağ meyvesinin.
12.08.2023
Özgen Dursun
Bursa