YARINA ÖZLEM DOLU UMUTLAR

Dün (13.07.2024 Cumartesi) birkaç mağaza dolaştım. Alacağımdan değil, şöyle bir bakayım dedim, yaşam nasıl akıyor buralarda. Etiketlere baktım, dudağım ucuklamadi ama, biraz sıktım tabi. Şaşkınlık içinde kaldım yine. Nerden gelip nere gidiyoruz böyle. Birkaç not aldım, fotoğraf çektim. Tabi firmayı ve markayı burada belirtmeyeceğim, sadece bir kaç rakam söyleyeceğim.

• Kot şort, altı da püsküllü cinsten: 859, 99 tl.

• Kot mont: 1299, 99 tl.

• Kumaş şapka, yazlık: 399, 99 tl.

• Kot pantolon: 1299, 99 tl.

• Yazlik şort, kumaş: 2099 tl.

• T- shirt, kolsuz: 3499,00 tl. Gelde dudaklar yara almasın, dişler sıķılmasın:)

• Sweatshirt: 6299,00 tl. Bu fiyatta dudak uçuklar işte:)

Son olarak bir ürünün daha fiyatını yazacağım.

Bir takım elbiseye baktım, bir de etikete. Biraz fazla karşısında durunca bu sefer görevli durdu karşımda. Elbiseyi övdü, durdu. Güzel bir elbise dedim. Kumaşı da güzel, deseni de.

Ama içimden de şunu düşünüyordum. Acaba burada çalışanlar kaç para maaş alıyor. Asgari ücretle çalışıyorsa burada, çalışırken neler hissediyor, neler düşünüyor kim bilir?

En düşük emekli maaşı 10 bin tl. Baktığım erkek takım elbisesinin etiket fiyati: 13.649, 90 tl. Onbin tl.alan bir emekli bu takımı alamıyor.

Asgari ücretli de bir aylık maaşı ile iki takım elbise alamıyor. Geliri ile 13.649, 90 tl olan bir takımı alamayan milyonlarca insan var bu ülkede.

Bırak dişleri sıkmayı insanın içi acıyor. Bu kadar güzel bir ülkenin vatandaşı bunları hak ediyor mu sormayacağım. Sorsam, o kadar çok doğru tespit yapanlar olacak ki?

Bir ulusu yokluklardan bir dünya ulusu haline getiren Atatürk’ün ülkesine bu kadar yüksek enflasyon gerçekten yakışıyor mu? Çok fazla dertlenmeden sorulacak soru bu bence?

xxxx

Mağazalardan çıktıktan sonra belediye otobüsü durağında genç bir adamla karşılaştım. Orta boylu, kirli sakallı, esmer tenli, otuz yaşlarında biri. O da otobüs bekliyor, benim gibi. Diyaloğu başlattım:

– Bir firmada üretim mühendisiyim dedi.

– Ne kadar aliyorsun?

– 35 bin tl.

– 40 yıl çalışıp emekli olan bir mühendis maaşı kadar, dedim.

– Daha yeni başladım, yine de iyi. 23 bin alan mühendis var, 25 bin, 30 bin alan. Değişiyor, dedi. Ben yine iyi alıyorum. Üç vardiya çalışıyoruz, şimdi 16:00- 24: 00 vardiyasına gidiyorum.

Benden önce servis aracı geldi, binip gitti.

Hava sıcak, rutubetli. Yaşam koşulları zor, hava sıcaklığı ile birlikte ısısını artırıyor insanın. Daha da bunaltıyor, evde, sokakta, işte. Zor günlerden geçiyoruz hep birlikte.

Özgürlüğü ile, demokrasisi ile yaşam koşulları ile.

21.yy’ın ilk çeyreği böyle olmamalıydı.

Çocuklar, gençler, yaşlılar. Gözlerinde acılar. Sessizce içine akıyor umutsuzlukla birlikte gözyaşları. Yarına özlem dolu umutları azalıyor gün geçtikçe….

14.07.2024

Özgen Dursun