BİR SICAK YAZ GÜNÜNDE, ECZANE ARAYIŞINDA

Bugün Bursa Şehir Hastanesine gittim. Doktor yara için yazacağım ilacı al gel, ilaç enjekte edersek kesin bir şey diyemem ama tedavi edebilir, dedi.

Reçete yerine geçen şifreli küçük bir kağıdı hemşire elime uzattı.

Doktor:

Eczaneden al gel, öğleden sonra uygulayalım, dedi.

Neden öğleden sonra dedi, tam anlayamadım. Saata baktım, 11: 46 ‘ yi gösteriyordu.

Hava çok sıcaktı. Içimden öğleden sonraya kalmamak için, doktora teşekkür ederek odadan çıktım.

Hastane koridorunda hızlı adımlarla yürüyerek, eczanenin yerini öğrenmek istedim. Bir iki görevliye sordum. Hastane ve çevresinde yok dediler.

Araban varsa, araba ile şehir içine gidiyorsun, ilaçlarını veya iğnelerini alip, doktor veya hemşireye uygulatıyorsun. Araban yoksa belediye otobüsü için önce durakta bekliyorsun, sonra en az beş km şehir içine varıp, ilacını aliyorsun, tekrar otobüs bekliyorsun, binip tekrar hastaneye işini bitirmek için geliyorsun.

Kısa sürede bu iki yolu öğrendim Arabam olmadığı için zorunlu olarak bana ikinci seçenek düştü:).

Emek’te metronun durağında otobüsten indim, alt geçitten karşıya geçerek bir eczane buldum.

– Şehir hastanesinden geliyorum, bir ilaç için hiç ordan buraya gelenler oluyor mu dedim?

– Çok, dedi.

-Peki, neden şehir hastanesi içinde eczane yok?

– Orası tek parsel, yerleşim yeri değil, kanunen açılmıyor. Yakınında bir köy var, orda iki tane açıldı, ama onlarda ters geliyor insanlara.

Herkes sizin gibi böyle eziyet çekiyor.

Bir taraftan saatıma bakıyordum, belki öğleye kadar işimi hallederim diye, konuşmayı kısa tuttum. Bir tek ilacımı alip, tekrar durağa vardım.

Öğle mesaisinin bitimine çok az kala, doktorun odasında buldum kendimi.

Kendisi plastik cerrahi, yapıcı, olumlu, hastaların yanında olduğunu hissettirir bir tutumu vardı. Bir ay sonra kontrola gel, dedi. Memnuniyet duygumu ifade ederek ayrıldım.

İçimden ne güzeldi eskiden, diye geçirdim. Tüm eczaneler genelde hastane etrafında bulunurdu.

Doktor, şu ilacı al gel, deyince, bir koşuda gidip alıp gelirdin. Ne zaman kaybı olurdu, nede emek kaybı.

Vatandaş için şehir hastanesinde bir ilaç bulmak bile çileli. Yol ücreti, ilaç fiyati, cep yakıyor artık. Hele birde böylesi sıcak bir günde.

Hepsi enerji düşürücü ve mutsuzluk verici duygu ve düşünceler. Hastahanenin girişinde, eczane için otobüse doğru giderken iki kişi de kapıda eczane arıyordular.

İnsanlara stres yükleyen, bağışıklık sistemini düşüren koşular, sağlıklı ve doğru besine ulaşamayan, geçim derdine düşen insanlarımız, güzelim bizim halkımız, rahat ve huzurlu bir yaşamın özlemini çekiyor.

Bunun yanında hastane koridorlarında dolaşanların, doktor önünde banklarda sıra bekleyenlerin, belediye otobusunde seyehat edenlerin içinde; yabancı uyrukluların ülke nüfüsuna oranı oldukça yüksek görülüyor.

Bu da yakın bir gelecekte halkımızın huzuru açısından büyük bir sorun olarak önümüzde duruyor.

12.06.2024

Özgen Dursun