(Tahsin Amca)
Tahsin Aksakal, Artvin/ Şavşat, Karaağaç köyünün; görmüş geçirmiş en bilge insanlarından biridir.
Matematik zekası, pratik zekasi üstün seviyededir.
Konuşması ile sohbeti ile kendini dinletmesi ile köyün en ileri gelenlerindendir.
Her el attığı işi başarır, aklını iyi kullanır, yaşamın mantığını iyi kurar.
Rençberlik bilgeliği edinmiş, doğayı gözlemlemiş, kara sabandan, kötana, kötandan patosa, patostan modern çayır biçme ve toplama aletlerinin her birini kullanarak bir hayat bilgeliği kazanmıştır.
Bir filozoftur, dağ köyündeki doğanın, doğadaki zorlukların.
Her zorluğa bir çözüm getirmesi, çıkarımda bulunması üstün yeteneklerindendir Tahsin Amca ‘nın.
Organizasyon oluşturmada, insanların gönüllerine ulaşarak iş yaptırmada kabiliyeti yüksektir.
Kaarağaç köyün en ileri gelenlerindendir.
Halkı ve insanları sever, komşuluk ilişkilerinde derin bir gönül bağı ile kurar. Düzeyli insan ilişkilerinde, insanlar ile diyaloglarında Sokrates gibi zekice sorular sorar.
Kimse onunla kolay kolay tartışmaya girmez, alt edileceğini bilir, zekice yanıtları, pratik zekası ile anında tuş olacağını baştan kabul eder.
Çalışkan mi çalışkan, zamanında köyde, çayırda en iyi tırpan çekenlerden biri olarak bilinirdi. Seksen yaşını aştı, irgatların şimdi neresinde kaldı bilmiyorum. Ama artık tırpanda kalmadı, makineler çıktı.
Köyun hemde en iyisiydi. Çayırların biçim zamanında tırpan çekenlerin en önünde olurdu.
Kimse arkasından yetişemezdi. Önünde kimse duramazdı. Yoksa paçaları tutuşur, kim olursa olsun çekilirdi hemen zoğdan dışarı.
Tahsin amaca bir yüce değerdir Karaağaç köyünde. Yıldızı parlaktı, köyde işlerini en erken bitirendi. Bir rol modeli idi köyünde. 25 yıl geçti aradan, bir daha görmedim seksenini geçkin yaşında.
Imajı biz çocukların gönüllerinde hep üstün seviyede parlamışti.
İyi tavla oynar, mars eder bırakırdı. Yenilenen tavlayı koltuğunun altına sıkıştırır, bir başkası yerini alırdı karşısında. Özguveni yüksek, kendisiyle içten içe gurur duyardı.
Tavla da şans kadar matematik, pratik zeka ve el çabukluğu da isterdi. Bu da bir Allah vergisiydi Tahsin Amca’ da.
Ailesi şenlikliydi. Kalabalık giderlerdi tarlalara, çayırlara, bir coşku bir heyecan vardı ocaklarında.
Sanki işini iyi yapan insanları toplamıştı etrafına. Her yerde, her işte bir başarı abidesi gibiydi çevresinde.
Bacadan gür çıkardı dumanı, bolca ağbunu olurdu ağorünun arkasında. Arazide koyunların çişkarları hem sağlam hem de büyük kurulurdu.
Köpekleri yırtıcıydı kurtlar bile yanaşamazdı. Çünkü bu otakta, bu koğta Tahsin Aksakal vardı.
İnsanı değerleri yüksek, böbürlenmezdi konuşurken. Gözlerine bakardı, değer verirdi, çocuktan büyüğe herkese.
Mütevazi davranırdı isanlara, çocuklara gülümserdi, yüzü sert olsada pırlanta gibi bir yüreği vardı.
Sevgi doluydu içi, aşk vardı çalışmasında, her işini severek yapardı. Rençberliğin en büyük bilge kişisiydi bence.
Şimdi traktörün üstünde bütün tecrubesi ile duruyor.
Sen bir bilgesin Verhunal’ da Tahsin amca. Günümüzün filozofu ve Sokratesi’sin bir dağ köyünde.
Sağlık ve güzellikler diliyorum. Hep iyi ol, hep huzurlu, çevrene umut ve çalışkanlık duygusu pompaliyorsun. Emeğin ve alınterinin en güzel örneklerini gösteriyorsun.
Ellerinden öpüyorum Tahsin amca, sarılıyorum sana;
sevgi ve saygiyla boynuna:)![]()
![]()
29.07.2024
Özgen Dursun
