Ünlü psikolog Alfred Adler insanlarda beş aşamalı sorunlu davranışlardan söz eder.
Çocuklarda gözlemlenebilen bu sorunlu davranışlar, günümüzde büyüklerde ve kurumlarda da yaşanmaktadır.
Bu yazıda sorunlu insan davranışlarını isim vermeden Adler psikolojisi çerçevesinde değerlendireceğim. Dikkatli okuyucular bunu çevrelerinde de görebilirler.
●1- Ilk aşama “takdir görme isteği” dir.
Her yerde böyle kişilere rastlanılabilir.
Bunlar her zaman övgü almaya ve ayrıcalıklı bir konuma erişmeye isteklidirler.
Bir işletmede Işletme şefi olarak çalışırken bir gün Işletme Müdürü beni odasına çağırdı.
– ‘X’ işletme şefi, ‘y’ yerde yakalanan kaçak tomrukların senin bölgeden geldiğini söyledi.
– X kişi benim bölgeden geldiğini nasıl anlamış müdür bey, dedim.
– Tomruklardan anlamış, dedi.
– Benim bölgeden gelen tomrukları nasıl tanımış ki? Dedim.
Tomruklara bakarak böyle bir kanaat oluşturması olanaklı değildi.
Açıkçası ilgili Işletme Şefi, görülen sorunun kendi bölgesinde yaşanmadığının mesajını vermişti. Sorunu başka bir tarafa yönlendirmişti.
Övgüler bana, hatalar başka bir tarafa demiş oluyordu.
Hal, tavır, düşünce ve söylemlerinde ön plana geçme, ayrıcalıklı bir konuma yerleşme huyu görülmekteydi.
●2- Sorunlu insan davranışlarının ikincisi “dikkat çekmek” ti.
Böyleleri evde, sokakta, kurumlarda görülebilir.
Yine bir Isletmede çalışırken, Müdürlüğümüze Genel Müdür Yardımcısı geldi. Eşit konumda bulunduğumuz arkadaşlardan biri masalara oturma esnasında ne yaptı etti, ilerledi, gitti Genel Müdür Yardımcısının yakınındaki sandalyeye oturdu.
Bu tarz öne geçme davranışı Adler’in “dikkat çekme” sorunlu insan davranışına güzel bir örnektir.
Bir ortamda kendisini ilgilendirmediği halde gereksizce söze giren insanları da görürsünüz. Odak noktasının kendisinin olduğu ve ilginin merkezine girmeyi isterler.
●3- Üçüncü aşama ” güçlü olma davranışı” dır.
Kendine ayrıcalıklı yer edinme mücadelesi ile güçlü konuma geçme arzusudur.
Çocuklar arasında da oyun oynarken güç gösteren, dediğim dedik diyen çok görülür.
Kurumlarda çalışma gayreti ile, liyakati ile bir yere gelmenin ötesinde; zamanını ve enerjisini politik ve sendikal çevreden güç alarak güçlü olma davranışı gösteren çok insan görülür.
●4- Dördüncü aşama ise kişi “intikam” peşine düşer.
Merdivenleri emek ve alınteri ile çıkmayanların, liyakatsiz bir göreve gelenlerin, bir rüzgâra kapılıp kendilerini yönetici koltuğunda bulanların bir kısmının; koltuktan yüksek bir güç aldıklarını düşünürler.
Egoları öne geçip, güçleri herşeye yetiyor sanırlar. Birilerini bir yerden alip, başka bir yere verirler. Keyfince yer değiştirirler. Ben yaptım, oldu derler. Egosunu tatmin etmek için kötülük hukuku uygularlar.
●5- Sorunlu davranışların beşincisi “yetersizlik kanıtı” dir.
Bazı çalışanlarin o kadar üzerine gidilir ki, çalışan işe artık ayakları geri geri gider. Küstürülür. Motive edici yaklaşılmaz. Insani değer içerikli çözümler geliştirilmez. Stres, huzursuzluk, gerilim yoğun duygu olarak yaşanır. Hayat çekilmez hale gelir.
“Benden artık birşey beklemeyin” diye psikolojik çöküntü yaşanır. Yalnizlik ve yetersizlik duygusu yoğun hissedilir. Çalışan işten ayrılmayı bile düşünür.
Motive edici duygu ve düşüncelerin eksik olduğu evde, iş yerinde bu tur sorunlar görülebilir.
Sorunlu insan davranışları, sorunlu düşüncelerin bulunduğu ortamlardan beslenir.
Empati duygusunun yetersizliği, bencillik ve yüksek ego bu tür davranışları tetikler.
Sonuç olarak;
Eğitim ve öğretimde özgür düşünce koşulları sağlansa, kendini ifade etme ve gelişme ortamları oluşturulsa bu tür sorunlar yaşanmaz.
Sağlıklı ilişkilerin ve empati kültürünün geliştiği aile ortaminda büyüyen çocuklarda ve büyüklerde sonunlu insan davranışları çok görülmez.
18.01.2023
Özgen Dursun
Kaynak: Ichiro Kishimi, Fumitake Koga, Mutlu Olma Cesareti.