-Sen nerdesin yahu, yollara baka baka şaşı olacak, dedi mavi montlu altmışın üstünde gösteren bir bey. Parktaki köpeğe yemek getirip bırakmıştı önüne.
Yine üç beş gün önce yürüyüş sonrası eve dönerken 85 yaşlarında bir beyle karşılaştım.
– Bu köpek seni çok seviyor, dedi. Bir seninle konuşmuyor, nasıl bir sevgi bu.
Onu sahiplenmek istemiş ama tutmayı başaramamış, kaçırmış elinden.
Bugün gün daha ışımamıştı. Uzaktan bir ses:
– Günaydın, yiyecek mi getirdin ona?
– Evet, dedim, gizli gizli veriyorum.
Sonra yan yana gelince:
-Senden ayrılmıyor, dedi. Daha yiyecek getirmem ona. 70’lerde gösteriyordu yaşı.
Bir önceki yazımda yiyeceği keserler diye, gizli gizli seviyorum, demiştim:)
Şaka yanında sitem vardı duygularında. Her sabah yiyecek getirirdi. Eşi sosis, tavuk, et, kemik, karışım halinde akşamdan pişirir sabah eline verirmiş, o da bir kapla getirip koyardı önüne. Anlatırdı bana zevkle emeğini, bu köpeğe ve diğer köpeklere karşı yaptıkları iyilikleri. İlgiyle dinlerdim. Onlar adına memnuniyet duygularımı iletirdim sevgiyle.

Bu köpeğe yiyecek anlamında hiç bir iyiliğim olmadı demiştim önceki yazılarımda. Öyle olsaydı bu yazıları yazmazdım. Yazıların anlamı da burda zaten. Sadece ilginin ve sevginin gücü, maddi güçten daha etkili bence. Hayvanlarda da işliyor demekki!

Beyin ‘Ben merkezcidir’.
Milyonlarca yıldır insan beyni evrimini henüz tamamlayamamıştır derler bilim insanları. Ego ve bencillik duygusu ile donanımlıdır.
Binlerce yıl DNA ‘si korkuya ve sevgiye karşı tepkisel bir iz taşır insanlığın. Vahşi hayvanlardan kaçarken en zayıfı yem olur, öndeki dillendirmese de iyi ki beni tutmadı diye gizli bir haz duyar içinden. Gurupta en sevilen kişilere karşı bir kıskançlık duyar gizli gizli.
Ben iyilik yaptım, yine senin peşinden geliyorsa bu köpek, genlerinde bu duygunun izleri vardır.
Beynin en önemli özelliklerinden biri de ‘ ” “Beyin karşılaştırnayı sever” insan beyninin evrimleşme sürecinde grafikler böyle icat edilmiştir.
Günümüzde sunumlar ve anlatımlardan, beynin bu özelliğinden oldukça yararlanılır. Yapay zekada da beynin bu işlevi oldukça öne çıkacaktır.
Ebeveynler çocuğunu yetiştirirken beynin bu özelliğini çok kullanırlar. Çocuğunu komşunun çocuğu ile karşılaştırır, örnek gösterir. Ben merkezci özelliği ile iç içe anlam yüklüdür bu özelliğin. Karşılaştırma çok iyi anlamlarda kullanıldığı gibi, insanlığın gelişimini zedeleyici bağlamlarda da çok kullanılır.
Bilimden kopan toplumlar eğitimi bilimsel yöntemlere dayandırmadıklarından beynin bu işlevini faydalı tarafta kullanmazlar.
“Beyin karşılaştırmayı sever” beynin bu işlevini en iyi kullananlardan biri de Mustafa Kemal Atatürk’tür. Okudukları, yaşadıkları, gördükleri yaptıkları ile sentezlemiş dünyayı.
Beynini en stratejik kullanan bir devlet adamıdır Atatürk. Yeni bir ulus yaratmış. 15 yılda 100 yıl kadar ileri götürmüş bu ülkeyi.
Sevgisini, yüreğini, emeğini vermiş bu halka. Karşılıksız bir de. O açıdan bu ulus için çok değerlidir Yüce Atatürk.
13.01.2024
Özgen Dursun