INSANLARLA UĞRAŞMAKTAN DAHA GÜZEL

Bugün akşam yürüyüşü esnasında güzergâhtan teğet geçen, köpeğini gezdiren bir genç adamla karşılaştım. Takıldım.

– Bu soğukta çok zor bir görev üstlenmişsin?

Evet ama, sabah akşam gezdirmek lazım.

– Hergun uğraşmak zor olmuyor mu?

– Iki köpeğimiz var, ötekini de eşim gezdiriyor.

Insanlarla uğraşmaktan çok daha güzel. Dedi.

Anlatmaya başladı.

-Yemek veriyorsan yiyor, vermiyorsun sesizce yatıyor. Insanlar öylemi, sırtını dönmeye gelmiyor. Hemen kuyunu kazıyorlar. Çıkarcı ve bencil olduklarını üzgün cümlelerle ifade etti.

– Ne iş yapıyorsun?

– Makina muhendisiyim. Bir şirkette yöneticiyim. Nerede çalıştığını söyledi.

Insanlara karşı duyduğu güven duygusu iyice azaldığı belliydi.

Genel olarak insanlarin geldiği bu aşamada;

sosyolojik açıdan daha bencil, piskolojik acıdan daha yalnız ve mutsuz, felsefik açıdan da düşünce örgülerinin daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyordu.