GÜNÜMÜZÜZDE PIRLANTA DEĞERİNDEKİ SÖZCÜKLER: “GÜVEN ve ERDEM”.

En büyük erdemdir güven duygusu, insan olmanın muhteşemliği başlar bu seviyde, geceleri içinde yıldızları, gündüz güneşi parlar.

Mutluluk dolar içine, seviç bir başkadır yüreğinde o zaman.

Dereler akar içinden duru bir halde, Mozart’ın müziği eşliğinde.

Cennet gibi bir yaşam buradadır artık.

Gözlerin gülümsemesi de bir başka, bakışları da, dost ol böyle insanlarla.

Renklidir içi ve dışı, sıcaktır samimi sevgisi:)

×××

Yukarıdaki yazı bugün “güven ” içerikli bir paylaşıma; yürürken çarçabuk yazdığım bir yorumdan ibarettir. Bu yazının girişine de aldım.

Rousseau, sadece yürürken gerçek anlamda düşünebildiğini, aklını toparlayabildiğini, yaratabildiğini ve esin bulabildigini belirtir.

Nietzsche’ de aynı düşünür. Masa başında veya kütüphanede yazılan kitaplardan, yürürken yazılan kitapları daha çok beğenir.

Bana göre de ikisi de çok haklılar. Eğer çözülmesi geren bir sorun varsa belleğinde; çık açık havaya, doğaya, yürürken çok daha rahat çözeceksin. Enerji düşüklüğü mu yaşıyorsun? Kalk ayağa hareket et, derin bir nefes al, gülümse masmavi göklere, kendine daha iyi geleceksin.

Günümüzde, kurumlarda ki idareciler masa başında sürekli çalışanları daha çok tutarlar. İşe zamanında gelip zamanında gideni, sürekli masalarında görünmelerini önemserler.

Bilmezlerki sürekli masa başında çalışmak veya boş zaman harcamak verimliliği, motivasyonu düşürür. Başarıyı azaltır, yeni fikirler oluşumunu yok eder. Enerjiyi bitirir. Severek iş yapma arzusunu söndürür.

Bu konuda etkin olan bilim insanları, “işin üzerinde çalışmadan daha çok kendi üzerinde çalış” derler. İşinde başarılı ve verimli olmanın en doğru yoludur bu.

×××

Bakınız bugün önüme çıkan “güven ” paylaşımından, düşünceler nerelere kadar gitti.

Yine bu sözcük gibi pırlanta değerindeki “erdem” sözcüğü üzerinde durmaya devam edelim.

1600′ lu yıllarda bakın Baltasar Gracian nasıl ifade etmiş “Erdem” ‘i:

” Erdem, mükemmelliklerin tamamlayıcısı, bütün saadetlerin temelidir. Erdem, insanı basiretli, ihtiyatli, anlayışlı, tedbirli, akıllı, cesur, düşünceli, güvenilir, mutlu, onurlu, dürüst ve evrensel bir kahraman yapar. Erdem küçük evrenin güneşi, yarıkürenin vicdanıdır. Hiçbir şey kötülük kadar iğrenç değildir. Bir insanın yeterliliği ve büyüklüğü, servetiyle değil erdemiyle ölçülür. Erdem tek başına her şey karşısında yeterlidir.”

Gracian, bir Cizvit rahip. Öğretmenlikte yapmış aynı zamanda. Yani bir din insani. 1600’lu yıllardaki düşünceleri bunlar. Insanlığın daha iyi olması için ” Akıllı Yaşama Sanatı” kitabının da yazarı. Ünlü filozof Schopenhauer,’ de bu Cizvit rahipten çok beslendiği anlaşılıyor.

Eminim Nietzsche’ de çok yaralanmıştır bu rahibin düşüncelerinden.

Günümüzde iyi insan olma, güven dolu bir tarza sahip olma ve erdemli insan olma adına kaç din görevlisinin yaralanıyoruz?

Bu sorunun yanıtını da okuyuculara bırakıyorum.

12.10.2024

Özgen Dursun