Bugün spor salonu ve havuzdan çıkınca, sırtımda çanta, ana caddeden eve doğu yürürken tam karşımda orta yaşlarda, göbekli, uzun boylu bir bey, yol kenarında dikilmiş, yolun karşısındaki yeni yapılmış yüksek binalara bakıyordu.
Yaklaşınca, sola doksan derece döndüm, yanyana geldik.
– Bayağı yüksekten bakıyorsun, maşallah boyda o biçim:)
– Ne kadar?
– 1,90, dedi.
– Ooo çok iyi, dedim.
– Nasıl buldun binalari?
– Çok güzel, sütun gibi. Anlatmaya başladı. Bir kaç iş saydı. Inşaat işleri ile de uğraştım. Şimdi bu binaların zemine on metre kadar indiğini, teknik hesaplama yöntemleri ile birlikte ifade etti. Bu tip binalar depreme daha dayanıklı olurlar, dedi.
Memleketimi ve mesleğimi sordu.
Bende Sakaryalıyım, dedi. Sakarya’ da kulaklık takan bir Orman Bölge Müdürü Hasan bey vardı. Soyadını söyledim, yok o değil, dedi. Tanıdıklarından bahsetti, canı daha çok konuşmak istiyordu.
Geri geri kıpırdadım, benim sürem burada bitti dedim. Elini uzattı, birkaç kez sempatik gülümseme ile salladı elimi, memnuniyet işaretiydi bu. Sözle de ifade etti.
Hoşça kal diyerek, ayrıldık, bayağı bir cüsseli adamdı.