MESLEKTEN YAŞAM KESİTLERİ-2

Akan derelerden su sesi gelirdi kulağıma. Çam ormanının yamaçlarında onlarca kuş sesleri. Cıvıltıları şenlendirirdi doğayı. Bazen rüzgar eşlik ederdi bu sese. Kalabalık domuz sürülerinin ayak sesleri bozardı bu güzelliği.

Sincaplar daldan dala sıçrardı. Izlemesi muhteşem olurdu. Yerdeki böceklerin çıkardıkları sese dikkat kesilirdim bir an. Ruzgarda heybetli çam ağaçlarının dalları değerdi birbirlerine. Çıkardığı sesler rüzgarın sesine eşlik eder, bir melodi gibi gelirdi kulağıma.

Beethoven’ in Do minör 3. piyano konçertosu, Mozart’ın Do minör 24. piyano konçertosu gibi dinlendirici olurdu dağlar

Dünya çapında ünlü Fazıl Say’ın piyanodaki resitali gibi sanki.

Bir senfoni gibidir ormanların derinliklerindeki uğultular. Her ay, her mevsim değişir bu senfoni. İlk baharda başka, yazları başka, kışın başka dinlendirir insanın ruhunu.

Frederic Gros’un yürümenin felsefesi kitabındaki ünlü filozoflarda öyle söylüyor, doğada yalnız yürüyeceksiniz diyor.

Hele birde vicdanını, yüreğini, belleğini temiz tutarsan, odaklarsan içindeki güzel seslere doğaya uyumlarsan, yüreğinin kasları da güçlenir, kemikler ve bacak kasların gibi.

Çok uzaklardan köpek sesleri gelir bazen. Ormanda öten kuşlar bir güzellik katar güne. Ağaç kabuklarını gagalarlar ağaç kakanlar, bir nota usulu vururlar gagalarlarını karaçamın gövdesine; tık tık tık, soluk almamacasına.

Yürürken adımlarının çıkardığı seslerde değişir vadide, her dere geçişinde baska sesler çıkarır ayaklar.

Ama korkmayacaksın yola çıkarken, ne köpekten, ne ayıdan ne kurttan. Sileceksin korkuyu belleğinden. Yinede korku düşüyorsa içine, daha derinine gideceksin ormanların, korkunun üstüne yürürcesine…

Bütün vahşi hayvanlar, evcilleşmiş köpekler korkuyu hissederler. Korku üstünde bir beladır, atacaksın üstünden.

Zaten korkuyu yenemeyen bu mesleği seçmemelidir. Her zaman yanına bir işçi, bir ormancı, bir şef bulamazsın. Bulsanda egonu tatmin için keyfine göre yürütemezsin.

Yürütsende tadını bulamasın doğanın, beş duyu ile hissedemezsin muhteşemliğini ekosistemin. Yaşayamazsın ruhuna düşen güzelliğini.

Ormanda bir korku yaşıyorsan, damga ekibinin 50 metre önünde çok rahat yürüyemezsin. Çünkü ilerde olası yatan ilk ayının üstüne sen düşeceksin gerekirse. Lider ruhlu olmalı Orman Mühendisi, yoksa ekibinde hisseder korktuğunu.

En zor vadiden ilk önce sen geçeceksin, akan dereden atlamasını bileceksin. Yürüdüğün yolda korktuğun için asla geri dönmeyeceksin.

Köylerde defalarca köpeklerin önünden rahatlıkla geçmemiş birisi bu mesleği seçmemelidir. Zorluklara direnenlerin mesleğidir Orman Mühendisliği.

Varsa içinde bir korku, atacaksın. Ya da sonradan atmasını öğreneceksin. Yoksa arabadan inmez, yoldan çıkıp yamaçların en üstündeki tepelere yayan çıkmazsın. Uzaklarda çalışan orman işçilerine bir merhaba diyemezsin. Her zamanda sana eşlik eden birini bulamazsın.

İlçeden sabah çok erkenden çıkardım yola. En iyi yürüyüş yolu toprak yol olandı. Çamurlu olmadıktan sonra çok güvenli basarsın yere. Sabah yürüyüşlerine çok fonksiyon yüklerdim, hele ormanın derinliklerinde, doğadan çok şey öğrendim.

Frederic Gros’un yazdığı “Yürüyüşün felsefesi” kitabındaki gibi filozoflarin haz aldıkları bir büyü duygusunu hissettim yıllar boyu.

Gros: ” Sabah yürümek, doğal başlangıçların gücünü anlamaktır. Sağlık kendini sabahlara duyulan sevgide belli eder.” diyor kitabında.

Mesleğimin laboratuvarı idi benim için ormanlar. Binlerce kez ormanları gözlemlemek için yürüdüm. Karaçam, göknar ve kayın ormanlarının hikayesini oluşturdum kafamda. Geçmişini, bugününü ve yarınını hayal ettim. Nasıl en doğru bakım yapılır, biyolojik gelişimlerine uygun silvikulturel müdahaleler daha iyi nasıl yapılır diye düşündüm durdum.

Karaçam ormanlarının gençleştirilmesinde en doğru zamanlama, en doğru yöntem nasıl olmalıdır diye çıkarımlar geliştirdim. Ağaçların gövdelerini, çaplarını, köklerini inceledim. Kabuklarını, dallarını, yapraklarını izledim, notlar aldım.

Bu yürüyüşlerin en önemli öznesi ” sağlıklı olmak değil, sağlıklı kalmak” düşüncesi yanında ” işimi sevgiyle yapma arzusu” idi. Günlük, aylık ve yıllık planlarımı bu yürüyüşlerde yaptım.

Bu bakımdan yerleşmiş uygulamalardan şimdi çok farklı düşünüyorum karaçam ormanlarına bakım ve gençleştirilmesi konusunda.

Bunu burada anlatmak bu yazının konusu değil.

14. O8.2023

Özgen Dursun

Orman Yük. Mühendisi

Bu Seri: MESLEKTEN YAŞAM KESİTLERİ