Bu günlerde bir sanat eseri gibidir dağlar ve ormanlar. Binbir rengi görürsün içinde. Her yükseltide yeni bir renk başlar, değişen bitki örtüsü ile.
Ağaçların türü değişir, yerdeki çiçeklerin rengi. Kuşların sesi bile farklıdır çıktıkça yukarı.
Kızılçam ve meşenin yerini alır karaçamlar. Epey bir yüksekliğe çıkmışsındır demekki karaçamlari görünce. Artık geniş bir şerit kaplar dağlarda…
Güzelim yeşillikler hava katar mavileklerle, süsler yamaçları. Vadiler içinden akar temiz suları.
Kuşlar bir başka öter buralarda. Doğadaki bütün güzellikler saklıdır, görmesini bilene. Orman karıncaları, böcekler, solucanlar. Her taşın altı canlıdır. Her bakı ayrı bir renk katar doğaya. Daha nemlidir kuzey bakıya ayak basınca.
Dahada canlıdır bitkiler, topraktan aldığı suyla..Eğer birde büyükse nemli vadi, şırıl şırıl akar suyu.
Enerjin varsa daha da çık yukarlara. Dağların tepelerine doğru tırman ne güzellikler var diye. Dizlerine dayan 1400 rakımlara kadar çık biraz dinlen. Etrafta kayın ağaçlarını göreceksin.
Hele sonbaharda bir bak doğanın güzelliğine. Renk cümbüşü gibidir yaprakları. Sarıya çalan renkler binbir renge bürünmüştür sanki. Alı al, moru mor, kahve rengi tonlar nasılda muhteşem görünüyordur. Gözünü doyur, ruhunu doyur, yüreğin sıcacık pır pır etsin yaşama…
Insanın ayrılası gelmez bu güzel renkli dünyadan. Çekersin fotoğrafını, sevgiyle. Ruhun dingin, için coşkulu…
Biraz daha bakarsan, karışıma katılan muhteşem mavi renkleriyle göknar ağaçlarını da görürsün. Dahada yukarı çıkınca 1500 metrede saf göknar ormanına ulaşırsın.
Artık her yan mavi mavidir gözlerinde…
Dizlerinde kuvvet kalmışsa, hadi biraz daha çıkayım dersin tepelere… Açıklıklar başlar artık 1800 metrelerde.
Göknarlarin boyu kısalır, bodurlaşır çalıya dönüşür. Daha yukarısı zirvelerdir artık.
Koyunlar otlar sonbaharın serin ve soğuk günlerinde. Artık köpek havlaması gelir uzaklardan. Kuş sesleri kesilir.
Zil sesleri yankı yapar, koyun keçi sürüleri kaplamıştır yamaçları. Rüzgâr daha sertçe eser, üşüme başlar içinde.
Bir çeşme yapılmıştır yamacın zirvesinde. Şansın varsa denk gelirsin belkide.
Aç torbanı bir çeşme başında. Doyur karnını attık. Bunca güzelliğin yanında.
Yediğin soğan, domates, belki biraz peynir. Ne kadar lezzettlidir şimdi kimbilir.
21.11.2022
Özgen DURSUN
