Bir düşüncenin izinde

Ne okumak istersiniz?

Kapatmak için Esc tuşunu kullanabilirsiniz.

KÖYLERDE DAHA “ŞEN” DI BAYRAMLAR…

Nasılda sevinç içinde uyanırdık. Gece uyku tutmazdı çok kez. “Bayram sabahı” sevinci kaplardı dünyamızı.

Bir dağ köyünde, iki dağ kesişiminde bir vadi.

Vadi boyunca akan sulu bir dere; çayı akar yaz- kış bitmeyesiye.

Evlerden duyuluyordu sesi, bazen sel olur çağıldardı gürül gürül.

Çocuklar uyanırdı bayram sabahlarına neşe içinde.

Büyüklerin arkasından giderlerdi, mahallenin camisine. Coşku ve heyecan vardı seslerinde, Gözlerinde yaşam sevinci, umut doluydu yarınları.

Yedikleri arpa ekmek, köy peyniri, yumurta, vs. Büyük çoğunluğu hayvansal gıdalardı. Çeşitleri azdı. Ilçe uzak, her zaman gidilmezdi.

Gidilsede, yiyeceklerini çeşitlendirecek çok paraları yoktu. Zeytin, domates, helva yiyemezdi çocuklar. Karpuz, kavunu ise hiç göremezdiler.

Portakal, mandalina hasta olursan, belki uzaklardan gelen bir yakını getirirdi. Şansın varsa çantasından portakal çıkarırdı. Içini yer, kabuğunu kitaplar arasında saklardı çocuklar. Ancak kokularıyla büyürlerdi.

Yinede, neşe vardı, gözler sıcacık ve umut doluydu hayaller. Okuyup, hepsini büyüyünce alabilirlerdi.

Çalışıp, okurlarsa devlet kapısından içeri girebilirlerdi. Öğretmen olur, mühendis olur, üniversite okuyamasa bile liseyi bitirip, memur olurlardı. Bu umut hep vardı. Aileler, bu umutla okuturdu çocuklarını.

Kıt kanaat, zor-bela; tarla, çayır işlerinde çalışıp, hayvan besleyip geçim sağlarlardı. Harmanlarını döverlerdi, öküzle, atla, gün geldi patosla. Daha kolaylaştı işleri.

Camiden gelen ergişiler( erkekler) ve çocuklar önce bir kahvaltı yapardı ailece coşku ve neşe içinde. Sonra kurbanlar kesilirdi.

Etin bir kısmı ayrılır, ağaç bir şişe takılır, her hane sayısı kadar şiş yapılırdı. Zenginlerin şişleri daha büyük olurdu. Ağa mesajı şişlerinin büyüklüğünden verilirdi.

Kessin- kesmesin herkese şiş dağıtılırdı.

Sonra ziyaretler başlardı. Herkes bir birine sevinç içinde gider, el öper, sıcacık sevgi görür ve verirdi.

Yürekten iyi dilek dilerlerdi. Yeniden güven ve komşuluk ruhunu pekiştirirlerdi.

Beden ve ruh sağlıkları iyiydi. Olanaksızlıklar çok olsada, zorluklar yaşansada, özgür ruhlu insanlar doğada stres atar, komşusu ile uyum içinde hayat sürerlerdi.

Sonra okuyan gitti, peşine büyüklerini götürdü.

Şehirlere yol bulundu. Gurbet eller göründü.

Şimdi gurbetten gidenler, yeniden şenlendiriyor köyleri.

Ama o eski ruh kaldı mı? Nasıl geçiyor bayramları. Değer yargıları değişti, konuşma dili ve sözcükleri de.

Değişiyor yaşamlar, değerler ve dünyalar.

Acaba şimdi daha mutlular mi?

****

Yüreği duru ve insan sevgisi dolu dolu olan, doğaya ve çevreye duyarlı, güven ve insan değerleri anlamlı tüm güzel insanların, dost ve değerli arkadaşlarımın bayramlarını en içten duygularımla kutluyorum.

Beden ve ruh sağlıklarının en iyisi olmasını yürekten diliyorum.

09.07.2022-Özgen DURSUN

Facebook’ta paylaş (yeni sekmede açılır)Yazıyı sevdiklerinizle paylaşın.

Bu tarayıcıda hatırlanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir