Güzel Bir Değerimizi Daha Kaybettik

1980 yılında İstanbul’da üniversiteyi kazanınca okula kaydolduktan sonra ilk işim bir fırın bulup çalışmaktı.

Bir çiftçi babanın iki oğlu, aynı yıl biri İstanbul’a diğeri Trabzon’a gitmişti. Ucra köşelerde, dağ başında bir köyde, üç beş inek, beş on baş koyun, çocuklarını okutmak isteyen bir baba. Üç beş kuruşla çıkılan bir yolda, sersefil tekrar geri dönülemezdi.

Bir kış geçirip yaza çıkınca üç ay fırında pasacılık yaparak elde edilen birikimle bir kapı çalındı Cağaloğlu’nda. Esmer tenli, gözlüklü, 1, 75 mt. boylarında bir yağız adam çıktı karşıma.

Bağlama hevesini tatmin etmek için yönlendirdi bağlama yapan bir ustanın kapısına. Bir bağlama edindim önce kendime. TRT’nin radyo sanatçısı olduğunu nerden bileyim? Bir garip Orhan Veli gibi dolaşıyor İstanbul sokaklarında. Yetenek testinden geçmek istedim ama daha fazla devam edemedim o birikimle. Belki de var olmayan o yetenek bir daha çıkmadı karşıma. Bir dinleyici olarak kaldım bu yaşamda.

Ne kadar hoş bir insandı, o zaman çok genç ve yakışıklıydı. Yavuz Top meğer ülkemizin en iyi bağlama ve ses sanatçılarından biriydi.

Duydum ki, o da gitmiş o guzelim tok sesiyle. Çok severdim türkülerini, sesini, yorumunu türkülerini. Duruşunu ve tarzını. Aydın düşünceli Cumhuriyet sanatçısı yıldızlara karıştı.

Yavuz Top* “küçük yaşlarda halk türkülerine ve bağlamaya ilgi duydu. Yaklaşık yedi yaşında bağlama çalmaya başladı. İlk bağlama derslerini Aşık Daimi’den aldı. 1967 yılında TRT’nin açtığı sınavla İstanbul Radyosu’nda bağlama sanatçısı olarak göreve başladı.

1970’li yıllarda kurduğu halk müziği orkestrasıyla Türkiye’de ilk kez çoksesli halk müziği denemelerine başladı. Bugünün çoksesli halk müziğine temel nitelikteki önemli önçalışmaları oldu.

Mahmut Gazimihal’in çizgi ve anlatımından yola çıkarak ilk bas bağlamayı, sonraki yıllarda ise batıdaki kontrbas karşılığı olan yaylı kopuzu (ıklığ) yeniden gündeme getirerek halk müziğindeki önemli boşluklara katkı sağladı.

1976 yılından sonra konservatuvarda bağlama öğretmenliği yaptı. Dört yıl sonra bu görevinden,1985 yılında da radyodan ayrıldı.

Daha sonra kendi müzik okulunu kurup birçok genç sanatçının yetişmesine katkı sundu.

Bugüne dek 8 kadar kişisel albüm hazırladı. Ayrıca birçok bilinen sanatçının müzik çalışmalarında yönetmenlik yaptı. Kültür Bakanlığı bünyesinde solist sanatçı olan Top, Arif Sağ, Musa Eroğlu ve Muhlis Akarsu’yla birlikte sürdürdüğü Muhabbet çalışmalarıyla 1980 sonrasında halk müziğinin sıçrama yapmasında önemli katkısı oldu.

29 Nisan 2025 günü kalp ve beyin pıhtılaşması nedeniyle rahatsızlandı ve Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Hastaneye kaldırıldıktan üç gün sonra 2 Mayıs 2025 tarihinde hayatını kaybetti.”

Anısı ve sanatı önünde saygıyla eğiliyorum.

03.05.2025

Özgen Dursun

* Google’de wikipedia’dan yararlanılmıştır.