Bir önceki yazımda; Epaminondas’ı, Montaigne’nın Denemlerini okumadan önce bilmezdim, ismini ilk kez burada duydum, demiştim.
Ayrıca Atatürk’un “Denemleri” Fransızca aslından okuduğunu, Epaminondas’ı da incelediğini ve bildiğini ifade etmiştim.
Montaigne; “bildiğim bütün insanlar arasında bir seçme yapmam istense, ben üç insanı hepsinden üstün tutarım” dediğini söyleyerek üçünün de ismini belirtmiştim.
Şimdi, konunun merkezindeki kişi üzerinde duracağım biraz. Montaigne; “üçüncü ve bence en değerlisi Epaminondas’ tır diyor. Ünü ötekilerden çok daha azdır; ama ün, değerin öz unsurlarından değildir.”
Epaminondas için; bilginin ve aklın olgun bir ruhta yansımasıdır; bundan yana, İskender’den Caesar’dan aşağı kalmaz, diyor.
“Çünkü kazandığı zaferler ne öyle çok, ne de öyle parlak olmamakla beraber ne şartlar altında kazanıldıkları düşünülecek olursa, hem çetinlik ve büyüklük, hem de yiğitlik ve askerlik bakımından onların zaferleri kadar değerlidir.
Yunanlılar onu, hiç duraksamadan en büyük adamları saymışlardır. Bilgisine ve olgunluğuna gelince, Yunanlılardan kalan bir söze göre onun kadar çok bilen ve onun kadar az konuşan adam yokmuş. Epaminondas Pythagores okulundandı. Az şey söylemiş, fakat söylediğini herkesten daha iyi söylemiş. Hatiplikte eşsiz ve çok inandırıcı imiş.” Böyle anlatıyor Montaigne kitabında Epaminondas’ı “Üç Büyük Adam” başlığı altında.
Devamında; “Ahlakına, vicdanına gelince, işbaşına gelmiş insanların hiçbiri bundan yana onunla boy ölçüşemez. Bu tarafıyla, ki insan da asıl bu tarafıyla insandır, hiçbir filozoftan, hatta Sokrates’ ten bile aşağı kalmaz,” diyerek; aşağıda parantez içindeki ifadelerini içtenlikle tarihin sayfalarında kayda geciriyor:
“Epaminondas’ta ruh temizliği temelli, sürekli, değişmez, bozulmaz bir haldir. İskender’ in bu tarafı onun yanında sönük, kaypak, karışık, yumuşak, gelişigüzel kalır.”

“Epaminondas’ta erdem ve bilgi sürekli ve aynı derecede yüksekti; yalnız o, insan hayatının her yönünde, devlet işlerinde, kendi işlerinde, savaşta ve barışta, şerefli yaşayıp kahramanca ölmekte aynı büyüklüğü gösterebilmiştir. Ben hiçbir insanın hayatına, her bakımdan, onunkinne duyduğum kadar saygı ve sevgi duymamışımdır.”

” Vatanını kurtarmak için bile bir adamı sorgusuz sualsiz öldürmeyi doğru bulmazdı: Bir savaşta bile, karşı tarafta bulunan bir dosta rastlamaktan kaçınır, onu ölümden korumak isterdi.”
“Düşmanlarına karşı bile bu kadar insanca davranan bu adamdan kuşkulanan Boiotialılar, elinden başkomutanlığı aldılar. Böyle bir sebeple atılmak onun için ne büyük şeref! Az sonra da hiç utanmadan ona tekrar yerini vermek zorunda kaldılar; anladılar ki, san ve şerifleri, kurtuluşları ona bağlıydı. Zafer her gittiği yerde gölgesi gibi ardından geliyordu. Memleketinin onunla parlayan yıldızı onun ölümüyle söndü (Denemeler, s.186,188).

Montaigne kitabında Epaminondas’tan üç yerde söz ediyor. “Yararlı ve Güzel Üstüne” başlıklı bölümde de: Epaminondas’ı üstün insanların en başına koyuyor; “bu düşüncemi bugün de değiştirmiş değilim,” diyor. “Savaşta en ince kibarlıktan, insanlıktan ayrılmamasını biliyor.” Onu büyük bir eğitici olarak kabul ediyor.
xxx
Montaigne, Epaminondas hakkında uzun uzun söz edince, bu komutan kim diye çok merak ettim.
Google’ de araştırdım. Vikipedia da; Thebai’li general diye karşıma çıktı. M.Ö. 410′ da doğmuş, M.Ö. 362’de ölmüş.
“Çarpık Düzen” stilini geliştiren bir komutan. Başarısı sayesinde Thebai ve Hellas yönetiminde birinci adam oldu. Sparta ile yapılan bir savaşta öldü. Thebai, daha sonra onun dönemindeki başarıları tekrar yakalayamadı. Epaminondas’ın geliştirdiği Çarpık Düzen taktiği ile Sparta ordusunu bozguna uğratıyor. Büyük İskender’ in babası II. Filip de bu taktiği uyguluyor. Büyük İskender’ de girdiği savaşlarda ki başarıları, Epaminondas’un Çarpık Düzen taktiğine borçlu olduğu ifade ediliyor.
Wikipedia’da bu tümceleri okurken biraz şaşkınlık yaşadım: “Türk ve Osmanlı ordularının kullandığı “Sarma” ve “Hilal” taktiklerininin kökeninin eski Orta Asya geleneklerine dayandığı bilinse de Çarpık Düzen’ le benzerlik gösterir. Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Kurtuluş Savaşı’nda, Sakarya Meydan Muharebesinde Çarpık Düzen’ in gelişmiş örnekleri görülür, diyor.
Mustafa Kemal Atatürk, Montaigne’nın denemlererini Fransızca aslından okuduğunu, Epaminondas’u bildiğini ve incelediğini hissediyorum. Yanıldığımı söyleyenler elbette beni düzeltebilirler.

Montaigne Atatürkü tanısaydı eminim ki Denemelerinde Epaminondas’a ayırdığı üç beş sayfa yerine, Atatürk’e onlarca sayfa ayırırdı.
Tarihte yıldızı hiç solmayacak, eşsiz insan, vatan kurtaran, Cumhuriyeti kuran çağının çok ilerisinde olan, bir düşün ve devlet adamı, yüce komutan, büyük Atatürk: Eserlerin bin yıl geçsede Türk Milletinin yüreğinde olduğu gibi; dünya uluslarının belleğinde de hep yaşayacaktır.

Vatan sana minnettardir….
25.02.2025
Özgen Dursun