Montaigne Üzerine Düşünceler – 1

” Dünyada insanlığını bilmekten, insanca yaşamaktan daha güzel, daha doğru bir iş yoktur,” demiş Montaigne.

Montaigne’ nin dilene, yazım tekniğine ve doğal insanı değerlerine bayılıyorum.

Denemelerini ilk kez 2011 yılında okumuştum. O yıl Montaigne’ nin yazılarını ne kadar hissettiğimi çok bilmiyorum.

Jean- Jacqoues Roussseau’ nun “Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev’ini okurken Montaigne’ den çok güzel tümcelerlerle bahsettiğini gördüm.

Denemelerini bu yıl bir kez daha okuyunca duygu ve düşüncelerimi nasıl içine çektiğini anlatamam.

Okurken başka bir kitaba da bakmak canım hiç istemedi. Nereye gidersem hep benimle geldi. Okudukça tat verdi: İnsanı 16. yüzyıla götüren, Antik Çağ filozoflari arasında dolaştıran, kahraman komutan ve devlet adamları ile tanıştıran, onlarca şairle duygusallık bağı olusturan, insanın iç dünyasını başka bir bilinç ve bakış tarzı ile zenginleştiren bir güzellik yarattı içimde.

Kendinden o kadar söz eder ki; ama kimse kendini övüyor diyemez; bende diyemedim. Hatta çevirisini yapan Sabahhatin Eyüboglu’ da “Montaigne’nin bilgiçlik tasladığı hiçbir okuyucunun aklından geçmez,”diyor. İç dünyasına yolculuklarda alçakgönüllü ifadeler, duru-sıcak ve içtenlikli duygular: Yüreğini açmış insanlığa.

Egosunu aşmış, okudukça iç dünyasını zenginleştirmiş, zenginleştirdikce yazmış; yazdıkça yazmış her konuda; denemler başlığı altında.

“Benim işim gücüm kendimi incelemek: Yapacak başka işim yok zaten” demiş.

Devamla: “Yalnız kendimle uğraşıyorum; delilik ediyorsam, bundan zarar görecek başkası değil, benim; yalnız kendimi sorguya çekiyor ve inceliyorum,” diyor. Şunu da ekliyor: “Benim mesleğim, sanatım yaşamaktır. Ben yaptıklarımı değil, öz benliğimi anlatıyorum,” diyor.

Şu özgüvene ve kendinle barışık duruma bakar mısınız? “Bakıyorum da öyle çürük taraflarım var ki söylemeye zor varıyor dilim. Sağlam oturaklı neyim var? Her an sendeleyip düşebilirim. Gözlerim bir şöyle görüyor, bir böyle. Açken başka adamım sanki, yemekten sonra başka. Keyfim yerindeyse, havada güzelse kötü kişi değilim: Ama bir nasır canımı yakmayagörsun, asık suratlı, aksi, yanına yaklaşılmaz bir adam olurum. “Bu tümceleri’ de “Insan Halleri” başlığı altında sıralamiş.

İnsanın iyi tarafını da, kötü tarafını da aynı titizlikle ortaya koymaktan yanadır: “Kendini olduğundan az göstermek, tevazu değil, budalalıktır; kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır. Kendini olduğundan fazla göstermek de, çok defa gururdan değil budalaliktandır,” diyor.

Montaigne’ nin Denemelerinin güzelliğinin yanında; Sabahatin Eyüboğlu’ nun çevirisine de bayıldım. Denemler okunacaksa Türkiye İş Bankası’nin “Kültür Yayınları”ndan okunmalıdır.

Eyüboğlu: “Kendini serbest düşüncenin deney tahtası haline getiren ilk adam Montaigne oldu,” diyor. “Gerçekten de Montaigne yalnız Denemelerini yazmak için yaşamış gibidir” diye de ilave ediyor. Eyüboğlu çeviri esnasında o kadar özenli davranıyor ki; Antik Çağ şairlerinin dizelerini Fransızca aslından çevirirken, aslı yanında Türkçesini de birlikte veriyor.

Eyüboğlu Montaigne’nin şu sözlerini de ekliyor: “Bütün insanları hemşerim sayıyorum. Bir Polonyaliyi tıpkı bir Fransız gibi kucaklıyorum. Dünya ile akrabalığı kendi milletimle akrabalığımdan üstün tutuyorum. Doğduğum yerin pek o kadar heveslisi değilim.”

Montaigne; “Üç Büyük Adam” başlığı altında şu tümceleri yazıyor: ” Bildiğim bütün insanlar arasında bir seçme yapmam istense, ben üç insanı hepsinden üstün tutardım: Bunlardan biri Homeros’ tur. Öteki büyük adam İskender’ dır. Üçüncü ve en değerlisi Epaminondas’ tır.

Yazıyı buraya kadar okuyan okuyuculara bu yazıyı asıl yazmamın nedenini belirteyim.

Bir sonraki yazımda Epaminondas’ in Atatürk ile ortak yönünü ortaya koyacağım. Epaminondas’ı, Montaigne’nın Denemlerini okumadan önce bilmezdim. Ismini ilk kez burada duydum.

Atatürk’un “Denemleri” Fransızca aslından okuduğunu düşünüyorum. Hatta Epaminondas’ı incelediğini ve bildiğini de hissediyorum.

Okuyuculardan yanıldığımı düşünenler olursa düzeltirlerse çok sevineceğimi de ifade edeyim.

Yazımı Montaigne’nın bir tumcesi ile bitireyim: “Düşüncelerimizin en iyi aynası hayatlarımızın akışıdır.”

21.02.2025

Özgen Dursun