Dağlarda çoban sosyolojisini bilimsel anlamda incelemiş biri olarak, büyük şehirlerde yaşayan insanlar hakkında sosyolojik gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.
Tabi bunlar bilimsel veriler ışığında elde edilmiş veriler değil, sadece sosyolojik gözlemler.
Okuyucuların katılıp, katılmadığı saygı ile karşılanır. Bu konuda hoşgörü çerçevesinde eleştiriye açığım. Öğrenmeye ve değişime de öyle.
Toplumlar, günlük olarak farkedilmese bile, uzun soluklu yaşam sürecinde olumlu ve olumsuz değişimlere uğruyorlar.
Insanlık, var oluşundan beri gözlem, okuma, inceleme ve araştırma ile gelişiyor. Birbirlerini kopyalama sistemiyle de bilimsel ve davranışsal olarak değişiyorlar.
Bu değişim zaman zaman tarihin akışına ters yönde de olabiliyor. Yerleşmiş ve kabul görmüş, gelişmiş toplum kuralları zaman zaman bozulabiliyor.
Son yıllarda kamu kurumlarında çalışanların işlerine karşı heyecanları ve motivasyonları oldukça düşük görülüyor. Genelde mutsuz, heyecansız, isteksiz çalıştıkları anlaşılıyor. Buda iş kalitesinde beklenilen seviyeye ulaşılmasını engelliyor.
Insanlar çevrede , sokakta daha gergin ve stresli. Bunda pandemi sürecinin ve yaşanan ekonomik zorlukların etkisinin olduğu anlaşılıyor.
Yasam sevinçleri düşün insanlarda, olumlu ve güzel alışkanlıklar değişime uğruyor. Iç motivasyon düşüklüğü vasat bir alışkanlıklar doğuruyor.
Çok çeşitli düzeysiz hal-tavır ve davranış biçimlerinin yanında, toplumun iletişim dilini de olumsuz etkiliyor.
Toplumların yaşamında uzun yıllar içinde oluşmuş, her birisi deneyime dayalı kurallar, artık rahatlıkla uyulmaz hale geliyor.
Birkaç küçük örnek vermek gerekirse,
işletilmekte olan bir havuzda görevli olan birinin, bonesiz girmeyiniz uyarısı karşısında:
35 yaşlarında bir erkek, uyarıyı dikkate bile almıyor.
Başka biri:
– Bone ile başım ayırıyor, diyor.
Havuza girişte ve duvarlarda uyarı olmasına rağmen;
dışardan geldikleri gibi, terli bir şekilde havuza dalıyorlar.
Sokakta, iş yerinde, insanların hizmet aldığı mekânlarda kimse kuralara uymaktan yana değil.
Uyarılsa bile, umursamaz görünüyorlar.
Kavgaya hazır bir toplum gibi, kimse kimseye laf söyleyemez durumda.
Kendi sağlığı için konulmuş kuraları bile hiçe sayabiliyorlar.
***
Tüm yeryüzünde birlikte huzur içinde yaşamanın bir yolu yeniden bulunacaktır elbet.
Birbirlerine saygılı, insan sevgisi düzleminde; gülümseyen gözlerle bakan insanlar….
Sıcacık dostça yürekler, güven dolu açık ve sıcak iletişimler…
Stresi azaltan, rahatlamış toplumlar oluşacaktır.
Daha iyi hisseden, daha sağlıklı toplumlar oluşacaktır.
Insanlık ilerliyor, bilim ve akıl her sorunun çaresi.
Düşünen insanlar ışığa doğru uçacaklar.
Yere sığmıyor artık insanlık hayalleri…
Yıldız yıldız dolaşıyor masmavi göklerde umutları, sönmüyor ışıkları…
Sanki güneşe varacaklar gibi…
24.07.2022
Özgen Dursun