Badurgilin Yeşilvadi’deki Badur Amcaları

Bu dünyadan geldi geçtiler, tavlanın mimari, eli usta eli, sözünü çok sakınmayan, özgüveni kuvvetli.

Ticareti bilir, dünyayı takip eder, bilgece yaşadı, Nuri ustanın filozofluğu ile atışti, bu dünyadan geldi geçti eyy Necmettin amcam benim, ruhun dinlensin, huzur içinde uyu, sevdik seni amcalığınla, komşuluğunla, gönlümüzdesin, özlemimizsin;

Sakinliği ile saygın, duruşu ile bir erdem sahibi, kimseyi kırmayan, kızdığı pek görülmeyen, komşuluk ilişkileri beden diliyle mükemmel olan, mahallenin sevilen bir güzel insanı, işini hep temiz yaptı, gönül kırmadı, güven verdi, huzur verdi, çalıştı, didindi bu dünyadan geldi geçti eyy Meylud amcam, sonunda sende gittin. Toprağında güller bitsin, üstünde yıldızlar parlasın, selam söyle Pambuk nineye de, mezarlıkta bütün komşulara da, sıladan kaldık uzakta;

Ahh benim mahallem Yeşilvadim; bir bir gittiler hepsi, şimdi hepten mahsur kaldi. Hepsinin yeri cennetti. Büyüklerimiz artık yok, sönüyor o yeşil mahallenin güzel renkleri.

Ne yeşili yeşil, ne de moru mordur artık.

Üç beş ev arasında civildaşmıyor kuşlar gibi çocuklar.

Melemiyor kuzular. Ne mandası kaldı, ne öküzü, ne de koyun kuzusu.

Ne pulluklu sabanı, ne harmanda döveni. Hemen hemen söndü bütün ocakları.

Yaşlıları hepsi tükendi. En sonuncusu da gitti, ahh Mevlut amca ahh, çok özleyeceğiz seni.

Gülümserdi içten içten, sempatik bakışların vardı, artık çok şeyler eksildi bizden.

Ali amca, Zihni baba, onlar da sizden önce gittiler; tükendiniz…

Mahallenin güzelliği eksildi hepimizden!

Nasıl gidilir ki artık o yere.

Ahh Yeşilvadi ahh, bir daha nasıl düşer yolumuz oraya, eskidi evleri,

kuşlarda ötmez dallarda;

ağaçlarda kuğular şimdi ah vah eder…

19.01.2025

Özgen Dursun