Bu ülkenin vatandaşlarından 1/85.000.000 olarak hakkımı kullanıp, kısaca düşüncelerimi sizinle de paylaşmak istiyorum.
Son günlerde gerek görsel, gerekse sosyal medyada bilinçli olarak pompalanan konular üzerine atlanıp, dönüp dönüp yazılıp, konuşuluyor.
Hedef “Aydınlıkçı Atatürk Cumhuriyeti” nde yaşamaksa, adalette, hukukun üstünlüğünde soluk almaksa, eşitlikçi, halkçı, özgürlükçü demokrasi bilincine kavuşmaksa, ekonomik zorluklardan, depremin öldürücü etkisinden kurtulmaksa;
bütün gündemi ve söyleşileri bu başlıklar altında dile getirip, halk üzerinde pozitif bir enerji ve sinerji oluşturma yoluna gidilmelidir.
Iletişim dilinde; “hedefine varmak için enerjini hedeflediğin odağa ayıracaksın” vardır.
Gördüğüm kadarıyla bu hataya en üstün prefosyonel politikacılar, etkin ve yetkin bilim insanları da düşüyor.
Artık bu süreçte bilinçli olarak birilerinin maksatlı pompaladığı algı oluşturan konuları dönüp dönüp tartışmak, onların akıllarına takılmak demektir.
Gülümseyin geçin. Herşeye atlanmasi bence oyuna gelmek demektir.
Aklımızı kullanacağımız en zor bir süreçten geçiyoruz. Dikkatli olunmalıdır.
Nezaket, sabır, gülümsemek en iyi ilaçtır.
Kızarak, tartışmaya girmek gereksizdir. Çözüm de değildir.
Yüce Atatürk bu ülkeyi kurarken bu kadar olanakları ve taraftarları yoktu. Iletişim kuracağı sadece vasatın vasatı bir telgraf sistemi, birde kalemi vardı. Ama kilitlendiği tek şey hedefi idi.
Ülkenin yarınını; bu halkın ülküsü doğrultusunda güzelim günlere kavuşturmak isteyenler artık karar verin.
Bunu yürekten istediğinizi bu halka gösterin ve çok çalışın. Birlikte güç ve sinerji oluşturun.
Çıkın dışarı ve gülümseyin, dilinize, sözünüze enerji ve güç katın, öyle bakın halkın gözlerine.
Artık bu son seçim olabilir demeyin, ona göre çalışın.
Halkın gözlerine bakın ve gönlüne ulaşın yeter.
Çözüm ulaşılan gönüllerdedir. Ulaşın.
03.04.2023
Özgen DURSUN