Dışarı açılan iki pencere var bakabileceğin. Üçüncü pencereyi de ara tabiki.
Doğada çok seçenek var buluna. Bilim ilerledikçe değişiyor doğrular. Her doğru ve gerçek sonsuz doğru ve gerçek olmayabilir. Hep bu konuda arayış içinde oldu insanoğlu.
Başka nasıl olurdu ki bugünkü bilinenler ve yaşamlar. Hep aydınlığa ve güzele koşuyor insanoğlu. Bazen duruyor, bazende sırtını dönüp, geriye doğru yürüyor. Ama geriye gidiş uzun ömürlü olmuyor. Çünkü güneş geriye doğru doğmuyor, ışık geriye süzülmuyor. Hep umuda, hayale doğuyor, yarına süzülüyor.
O açıdan insanlik var oldukca hep ileri gitmiştir. Bilimin peşinden gitmiştir. Yeni teknolojik icatlar icat etmiştir.
Biz yine pencereye dönersek; birinci pencereden bakarsan; doğada görürsün tüm güzellikleri. Mevsimlere göre doğanın tüm renkleri değişir. Mavisi mavimsi, sarısı sarımsı olur. Lila renkleri güzelleşir yeni günlere. Umut ve güzellikler saklar içinde, bulabilirsen. Zorluklar olsada, çetin günler yaşansada, değişebilir yarınlarda. Herşey sonsuz değildir. Her güzellik ve her zorlukta…
O halde mutlu ol ve gülümse:). Ne güzel bak sabaha uyandın, güneş yine doğdu sabahlara. Yeniden doğacak ertesi güne. Yeni bir umut getirircesine….
Ikinci pencereden bakarsan eğer, herşey kötü ve çirkin. Sanki herşey senin başına geliyor. Bu kadar bela ve zorluk niye varki? Bu şartlarda nasıl mutlu olunur ki? Gülümsenir mi hiç bu berbat dünyada?
Bu konuda ünlü yaşam felsefecisi Jim Rohn’ un güzel bir sözü var: ” Hiçbirimiz bir yere sabitlenmiş ağaç değiliz, yerimizi değiştirebiliriz.
Öyle veya böyle geçecek günler. Iki şekilde de bakarsan, gün bitecek.
Seçim senin? Hangi pencereden bakacaksın?
Bir dördüncü pencere de var aslında. Ama bu gizli. Çok görünmez, akla getirilmez.
Saklı insanın içinde.
Içine açılan pencere. Işte bu pencereyi anımsatıyor Goethe:
” Kendi içime dalıyorum ve içimde bir dünya buluyorum”.
Aslında Goethe’de seçim sana bağlı diyor.
12.01.2023
Özgen DURSUN