” Sevgiyle Çalışanları Görmeliller”
1850 yılında doğan Iskoç yazar Robert Louis Stevenson’un Dr.Jekyll ile Bay Hyde’ in tuhaf hikayesinde; By Hyde gece yarısı sokakta çarpıştığı küçük kız çocuğu ile birlikte yere düşer. Sonra kalkar küçük kız çocuğunun üstüne basar, hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam eder.
Hikayede zeki, iyi kalpli, güzel yüzlü orta yaşlardaki bir doktorun nasıl değiştiğini anlatır.
Günümüzde de kamuda çalışan bir kısım yöneticilerin By Hyde gibi insanların üstüne basıp geçmesede, makam yetkilerini kullanarak nasil değiştikleri, çalışanlarını nasil yok yere harcadıkları bilinmektedir.
Genç yaşta üst düzey yönetici makamlara gelenlerin bir bölümü, kamu görevini özverili bir anlayışla yapanları farketmemesi, bu konuda bilinç oluşturmaması gerçekten üzücüdür.
21.yy’da personel politikası artık “insan kaynakları yönetimi” bilimi çerçevesinde sürdürülmektedir. Insan kaynaklarını yönetmekte bir bilimin konusudur.
Alışkanlık haline gelen klasik sabah sekiz, akşam beş mesaiye gelip verimsiz zaman doldurmaktansa; zamanını değerli kullanan, işini severek yapan, mesai saatlerine bağlı kalmadan-görevini işinin gereklerine uygun bir şekilde gönülden, istekli ve sevgiyle yapan personel çok daha makbul görülmektedir.
Kurumlarda bu değer bilincine ulaşmış personel farkedilmelidir. Her kademedeki yöneticiler böyle çalışanı gözü gibi koruyup, sahip çıkmalıdır. Tüm çalışanlarını bu değer anlayışına doğru eğitip, motivasyon sağlamalıdır.
Liyakatlı, dürüst, güven veren, işini severek yapan, kendiliğinden iş yapma bilincine ulaşan çalışan daha çok değer görmelidir. Böylece bir iş yerinde toplam kalitenin artmasıyla birlikte hedeflere ulaşmada yükselen bir ivme sağlanacaktır.
*****
Bugün akşam üzeri saat 18.00 sularında çalıştığım kurumun merdivenlerden inerken bir öksürük sesi duydum. Hemen sesin geldiği tarafa yöneldim.
Herkes gitmiş, o masasında daha çalışıyordu.
Önündeki isimlikte Murat GEZER yazıyordu.
– Bu saate kalmışsınız, siz daha çıkmadınız mi?
– Biraz işim var, toparlamam lazım, dedi.
Tatlı bir gülümseme vardı yüzünde. Üstünde yorgunluk sezilmiyordu. Işını severek yaptığı belliydi.
– Bu kurumda ne işler yapıyorsun?
– Işçilerin maaş bordroları, yemekhane sorumlusu, daha bir sürü işlere bakıyorum, dedi. Ve devam etti; işçilerin toplu sözleşmesini ezbere biliyorum. Bu Bölge Müdürlüğün dışında Türkiye’ nin her tarafındaki arkadaşlarıma da yardımcı oluyorum. Işımi severek yapıyorum. Hiçbir zaman işimden yüksünmüyorum. Işımi sevdiğim için başarılı oluyorum, dedi.
– Peki, kadron ne?
– Ben kadrolu işçiyim. Arazı formeniyim.
– Bu kadar işi nasıl beceriyorsun peki?
– Elektronik okudum. Bilgisayar programcılığı da biliyorum. Üstüne dört yıllık kamu yönetimi de okudum, dedi.
Arkasından, 1996 da işe girdiğini, Erzurum’ da fidanlık ve çevrede çalıştığını, üç yıldır da burda Doğa Koruma ve Milli Parklar Bursa 2. Bölge Müdürlüğünde çalıştığını ilave etti.
Çocuklarını da sordum. Küçük kızının lise 1’de, büyük kızının Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesinde 3. sınıfta okuduğunu söyledi.
Başarısını ve işini severek yapmadaki anlayışını tebrik ettim, kendisini yürekten kutladım.
Kurumda gurur duyulacak bu anlayışından dolayı memnuniyetimi içtenlikle paylaştım.
Başarı ve iyi dileklerimi ifade ederken, fotoğrafını çekme istegimi kabul etti.
Aşağıda bu güzel insanın fotoğrafı var.
Gönülden çalışıp, kuruma değer katan Sevgili Murat GEZER ‘i yürekten alkışlıyorum.
Bu özverili hizmetleri her zaman takdirle karşılanacaktır.
29.04.2022
Özgen DURSUN
